birkaç kötü site. nihaha. ayrıca da kendi biloğumu kendim yaparım. hahayt!
fak feysbuk
tambılır
blogg.se
vkontakte.ru
stumble
okuma sitesi
formspring
imdb
ekşi sözlük
twitter
ask.fm
good reads
deviantart
triancula single listesi
profil
last.fm
eksprensip
limonyak
boş zamanlarımda kendimi sevmiyor değilim.




Tuesday, February 1



"Her yanım ışık seliydi. Uzaktan uzağa bazı kişileri görüyordum. Onlarla konuşmak istiyordum ki, gözlerimi açtım."
Ebru Gündeş



Kıllı bir insanım. Tabii bir yazı bence de böyle başlamamalı ama neticede kıllı bir insanım ve bunu birtakım fanlarımdan saklayacak değilim. Kıllarımı arada bir okşarım ben, severim onları tek tek. Ama tabii arada bir bana itaat etmedikleri durumlar olabiliyor. Mesela acayip damar bir şarkı dinlediğimde vücudumdaki bütün kıllar -evet, penisimin çevresindeki kıllar bile- diken diken oluyor. Damar şarkılara olan düşkünlüğümü biliyorsunuz, ama bugüne kadar beni heralde “Karbeyazdır ölüm, e haydi o zaman yardır gülüm.” isimli şarkıyı söyler söylemez vefat eden Kerim Tekin kadar etkileyen bir şarkıcı veya şarkı veya bir ölüm olmadı.


Tabii ki de şu anda size kek yapıyorum gençler. Manyak mısınız, o şarkı o kadar da etkileyici ve damar değil bir kere. Şarkının, Kayahan’la bir bağı olması bile (Kayahan’ın eski damadı Tayfun yazmıştı şarkıyı.) şarkıyı gözümde ciddiyetten ve etkileyicilikten yoksun bir hale dönüştürmeye yetmekte. Üzgünüm Kerim Tekin.


Beni asıl ‘çok pis korkutan damar şarkı’ ilginç bir şekilde Ebru Gündeş’e ait. ‘Allahın adını verdim bak, bi’ dön ne olur be hocü yeğa : ((((((8’ isimli şarkısını bildiğinizi, sevdiğinizi, banyoda tuvaletinizi yaparken fark etmeden bu şarkıyı mırıldandığınızı filan biliyorum; aksini iddia etmeyin sakın.


O nasıl bir şarkıdır arkadaşım ama yaaaaaaaaaa?


“Birkaç gün… İçinde… Dön… Ne olur…” -bak yazarken bile elim ayağım zangır zangır titredi- cümlesindeki her kelimeyi tek tek birbirinden ayırarak söylemek mesela. Uvvvvvvv. Erkek vokalin ses tonu ya da? “Koskoca herif, Gündeş hanımın feryadından sonra neden aynı dizeleri tekrar ediyor, yoksa kadınla adam başka bir kadına veya başka bir adama aşık oldu da ona mı sesleniyorlar beraber, arkadaşım grup yapmayın fakat, ayboluyor!” gibi şeyler düşünebilirdim mesela normal şartlar altında. Ama işte o kadar damar, o kadar fantestik, o kadar ‘his işi’ bir şarkı ki bu şarkı, önemsemiyorsunuz hiçbir şey. “Dır-dırı-dırı-dır-dırı” şeklinde Türkçe’ye çevrilebilecek grotesk ana melodisi bile dudağınızı bükmenize sebep olabiliyor.


Ama şunu da muhakkak söylemem lazım: 12 sene önce sevgili Gündeş’in beynindeki balon bir anda patladığında yüzündeki ifadenin tam tamına 3 (yazıyla üç) saniye boyunca aynı kalması, bir korku filmi objesi olarak rahatlıkla kullanılabilecek olan kırmızı gözlükleriyle beraber sinsi bir şekilde kendini yere fırlatıp çocuk yaşımda altıma sıçmama neden olması filan, hiç hoş şeyler değil; bunu bu yaşıma kadar hep içimde tuttum, artık bu korkumla yüzleşmenin zamanı geldi bence. 1999 yılı zaten hassas bir dönemimdi sevgili Gündeş ve sen o sürecin daha da travmatik olmasına neden oldun. Allah canını almasın sevgili Gündeş. Bu arada, sen allahın cidden bir lütfuymuşsun ki ödümü bokuma yıllarca karıştırmana rağmen allah canını almadı. Ama şunu da diyeyim ben sana: Beyin hücrelerimin bir kısmını hala daha kurtaramadıysam bil ki bu, hep o senin stüdyoya ‘kafa bi’ balon’ şeklinde girip albümün lanetli isim şarkısını kameralar karşısında ‘okuman’ yüzünden. Halbuse stüdyoda bir önceki şarkın olan ‘Çingenem, Çingenem, Allah Canını Almasın, Çingenem :D:D’i üst üste 45 kez söyleseydin ne sen bayılıp ölümden dönecektin ve iyileşir iyileşmez hatalı bir evlilik yapacaktın (Ünlülerin Kezban Hatemi’den sonraki favori avukatı Ömer Durak’la olan evlilik) ne de ben bu kadar saçma bir insan olacaktım. Gençliğimle oynadın Gündeeeş, yaktın beni Gündeeeş, oooov Gündeeeş, kam ooon Gündeeeş.


Hani burnumu sokmak gibi olmasın ama bence zirvede bırakmalıydın be gülüm. Bu yazıya ait bir fotoğraf bulabilmek için harıl harıl gugıla o malum olayla ilgili birtakım sorular sorarken, senin o günlerde günde 3 paket sigara içtiğini filan öğrendim ve açıkçası şaşırdım. Günde 3 paket sigara içip, ironik bir şarkıyı söylerken vefat etseydin Türklerin ‘Atatürk-Hz. Muhammed-Sezen Aksu’ üçlemesine okeye dördüncü olur gibi katılır ve tam anlamıyla bir kült olurdun.


Ama olamadın.


Göğsü haddinden fazla küçük her assolist gibi göğüslerine silikon taktırdın, kendini geyşa ve Cenifır Lopez sanıp tuhaf albüm fotoğrafları çektirdin (Kaçak - 2006; Evet - 2008), ‘Biraz kızıl, birazcık mavi, çok az turuncu, bir tutam da kahverengi.’ şeklinde abuk sözlere sahip şarkılar söyledin, Armağan Çağlayan’dan korkup Bülent Ersoy’a sarıldın, Osmantan Erkır ile seviyeli bir birliktelik yaşayarak ‘30’umdan sonra dünya klasikleriyle Osmantan sayesinde tanıştım…’ tarzında insanda ‘eee, sonra n’oldu hacı?’ dedirtecek birtakım açıklamalar yaptın.


Yanlış yaptın Gündeş. Çok yanlış yaptın.

Labels: ,

0 comments


geçmişimin kara lekeleri
April 2006
May 2006
June 2006
July 2006
August 2006
September 2006
October 2006
November 2006
December 2006
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
May 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
July 2008
August 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009
July 2009
September 2009
October 2009
November 2009
December 2009
January 2010
February 2010
March 2010
April 2010
May 2010
June 2010
July 2010
August 2010
September 2010
October 2010
November 2010
December 2010
January 2011
February 2011
March 2011
April 2011
May 2011
June 2011
November 2011
December 2011
January 2012
March 2012