birkaç kötü site. nihaha. ayrıca da kendi biloğumu kendim yaparım. hahayt!
fak feysbuk
tambılır
blogg.se
vkontakte.ru
stumble
okuma sitesi
formspring
imdb
ekşi sözlük
twitter
ask.fm
good reads
deviantart
triancula single listesi
profil
last.fm
eksprensip
limonyak
boş zamanlarımda kendimi sevmiyor değilim.




Friday, January 22


Merhabalar sevgili hanımlar! Bir önceki yazımı tamamen yanlış anlayan ve daha kısa bir zaman öncesine kadar onun hakkında yeni sevgilime "O çok iyi bir insan, hiç öyle kötülük mötülük yapmaz; hatta tanışsanız sen bile seversin onu." diyebildiğim eski sevgilimin bana nispet yapmaya çalışmasından mütevellit; bugün sizlerle hep beraber "Demet Akalın Usulü, Çikolata Soslu Eski Sevgili Tatlısı"nı yapacağız. Önce malzemelerimizi sizlerle paylaşayım. Bir adet "Zaafınızı gizli gizli bekleyip, en kırılgan anınızda sizi -kendi kafasına göre- vurmaya kalkışan" eski sevgili, bir paket de çikolata. Her şey bu kadar kolay ve ekonomik.

Önce eski sevgilinizi karşınıza alıyor, onun suratına "Hayır, aptal! Özlediğim sen değildin; ben orada bambaşka bir özlemden bahsettim!" cümlesini kuruyor, hemen arkasından da takriben 17 dakika boyunca ona Demet Akalın şarkıları dinletiyorsunuz. Şayet kemiksiz bir eski sevgili istiyorsanız, tercihen "Herkes Hak Ettiği Gibi Yaşıyor", "Affedersin" ve "Zaten Bir Anda Sevmiştim"i size öneriyorum. Eğer hafif kekremsi bir tat istiyorsanız, bir tutam "Gururum" da pekala katabilirsiniz. Bu kısım tamamen sizin damak tadınıza kalmış. Ben, prensip olarak "Gururum"u katmamayı tercih ediyorum.
Şarkı dinletme seansından sonrası ise en zevkli kısmı. Yavaşça paketinden çıkardığımız çikolatayı, süt ve bir cezve yardımıyla ısıtıyoruz. Erimeye başlayan çikolata parçacıklarını baş parmak ve işaret parmağımız yardımıyla -evet, cezveden sıcak sıcak almalısınız, yoksa ne yazık ki lezzetli olmuyor, parmağınızın mutlaka yanması lazım istenilen kıvama erişebilmemiz için- alıp, karşımızda oturan sevimsiz eski sevgilinin suratına, bilhassa ağız ve dudak kısmına bulaştırıyoruz.

Hepsi bu kadar. Afiyet olsun, dünya güzellerim.

Labels: , ,

0 comments


Tuesday, January 19


Zor günlerden geçtiğimi düşünüyorum. Bunu yalnızca düşünmekle kalmayıp, kelimeler vasıtasıyla ifade ediyorum. Öyle zor günler ki; her sokağın başında önce "z", sonra "o" harflerine rastlıyorum. "zo" diye bir kelime olamayacağını, olsa da mantıklı olmayacağını düşünerek, kendi kendime "zo"nun yanına "r" harfini ekliyorum ve bu yaşadığım şeyin bir anlam içerdiğini varsayıyorum. Hayattaki en büyük korkumun, günde yalnızca 589 kelimeyle konuşmak olduğunu, kendime -bilhassa- bugünlerde sık sık hatırlatıyor; oldukça sakin ve hayalperest günler geçiriyorum. İçinde "aşk" kelimesinin geçtiği şarkıları, suç teşkil ettiği ve gençlere kötü örnek olduğu gerekçesiyle dinlemiyor ve bol bol vücuduma su serpiyorum. Bittabi, bu da beni ferahlatmıyor değil.


Çok özlüyorum. Gerekirse acı da çekiyorum. Kendimi ifade edişimden de -çok nadiren de olsa- bazen pişmanlık duyuyorum.

Finally, there is one intriguing song on your album, «My Life As A Duck». What was the inspiration behind it?
"I was having dinner at a friend's and we were having a conversation about which animal we would like to be when we die. Everybody was saying that they wanted to be very glamorous animals like the lion or the eagle, but I couldn’t see myself becoming something so glamorous, so I chose a duck, because I thought it would be cool to be able to swim, to be able to fly and to walk and to be a funny thing, there is a lot of humour in a duck, but I also find ducks incredibly beautiful to look at as birds, their shape is the perfect prototype for a boat and also to know that when I die as a duck, someone might enjoy me, I would taste great."
 

Charlie Winston

Labels: , ,

0 comments


Friday, January 1

"Şu hayatta, yapmaktan en çok keyif alınan şey" diye bir şey gerçekten varsa şayet; benimki muhtemelen gülmektir. İkinci sırada güldürmek, üçüncü sırada ise durup durup kahkaha atmak yer alır. En azından yer almalıdır. Ben bunlardan çok keyif alırım. Bence bunlar çok güzel şeylerdir. Bence herkes bunları yapmalıdır.

İşbu sebeplerden mütevellit sizlerle iki gün içerisinde beni en çok güldüren ve/veya en çok mutlu eden şeyleri de paylaşmak istiyorum; zira siz bunları hak ediyorsunuz. Bu cümleler üzerine "Bırak allasen ya!" diyen insanların ağızlarına naif tokat darbeleri fırlatmak istiyor; benimle iş birliği yapmak isteyen ilk üç kişiyle çılgınlar gibi bir hafta sonu tatili geçirme imkanı vaat ediyorum. Evet, ben şu anda bunların hepsini yapıyorum.

1- Meryem'in kız tripleri. (Çok tatlı oluyor bence, kendisine çok yakışıyor. Canım.)
2- Berkay'ın otoriter tavırları. ("Utku kalk. Utku gel benimle. Utku çöm. Utku şimdi kus. Utku yap bunları.")
3- Talha'yla sabahın 5:24'üne kadar şarkı söylememiz; bunlarla da yetinmeyip tam olarak 54 adet düet yapmamız. (Ve adamın inatla detone olmaması, olamaması.)
4- Barış'ın her iki saatte bir uyuyakalması ve uykusunun Demet Akalın şarkılarından bile derin olması. (Barış, bebeğimsin. Ayrıca Demet Akalın şarkılarının alt metnini daha hala inatla doğru okumak istemeyen insanlara sadece acıyorum.)
5- Utku'nun içindeki altın kolyeli, repçi kişiliği ve bilhassa repçi yürüyüşü. (Bu yürüyüş, bir insana ancak bu kadar yakışabilir.)
6- Babamın -bir sebepten mütevellit çok mutlu, ölümüne mutlu- konuşmamı anlayışla karşılayıp, "ekü ekü" şeklinde gülerek telefonu yüzüme kapatması.
7- Çok sevgili
iwillshowyouwhatitmeans'in egomu tavana vurduran, mükemmel, harikulade ve aynı zamanda şahane cümleleri. (Bayıldım, bayıldım.)

Bir dakika. Yoksa siz "bu" cümleleri daha hala okumadınız mı?

Ay inanmıyorum.

Labels: ,

0 comments


geçmişimin kara lekeleri
April 2006
May 2006
June 2006
July 2006
August 2006
September 2006
October 2006
November 2006
December 2006
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
May 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
July 2008
August 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009
July 2009
September 2009
October 2009
November 2009
December 2009
January 2010
February 2010
March 2010
April 2010
May 2010
June 2010
July 2010
August 2010
September 2010
October 2010
November 2010
December 2010
January 2011
February 2011
March 2011
April 2011
May 2011
June 2011
November 2011
December 2011
January 2012
March 2012