birkaç kötü site. nihaha. ayrıca da kendi biloğumu kendim yaparım. hahayt!
fak feysbuk
tambılır
blogg.se
vkontakte.ru
stumble
okuma sitesi
formspring
imdb
ekşi sözlük
twitter
ask.fm
good reads
deviantart
triancula single listesi
profil
last.fm
eksprensip
limonyak
boş zamanlarımda kendimi sevmiyor değilim.




Thursday, December 31

Dedemin vefatı, babamın sağlık sorunları, halamın ayağını kırması, Meryem'in başına gelenler, Orkun'un trafik kazası geçirmesi, Mert'in kolunun kopması, Cansu'nun blogunu kapatması, babamla Sevinç'in 74. kez ayrılması ve gerçekleşmeyen birtakım hayallerim beni bu yıl epey bir üzse de; yine de oldukça iyi bir yıl geçirmedim değil.

Hayatıma bu yıl dahil olan 54.973 şanslı insandan en bi' çok sevdiklerimin tıpkı bir pislik gibi listesini tuttum ve bunu sizlerle paylaşmaya karar verdim. Here are the results of the Turkish jury:

Meryem, Zeynep, Fatih, Utku, Talha, Berkay, Erman, Özge, Kadir ve daha eski olsalar da benim için her dem yeni olan çok sevgili İlknur ve çok sevgili Barış.
Hepinizi pek bir sevdim. İnanır mısınız ama hala daha seviyorum benim minik bebeklerim; hepinizin en büyük fanıyım. Bu sebepten mütevellit eğer beni üzmeyecekseniz hayatıma hoşgeldiniz diyorum.

Labels: ,

0 comments


Wednesday, December 30

Saat 22:15'de mutfağa gittim. Amacım, ellerimi yıkayıp temiz bir insan olmaktı. Musluğa yanaştım; elimi yavaşça havaya kaldırdım. Heyecanlıydım; sanki ellerim ilk defa suyla buluşacaktı. Yüzümde bir tebessüm belirdi; tebessümü kovmak için Ebru Yaşar'ın göğüslerini düşündüm. Kaşlarım çatıldı, yüzüm kırış kırış oldu, sağ elim titremeye başladı. Sol elimle, sağ elimi yavaşça teselli ettim. Sağ elim bana bunu hep yapıyordu; çok da fazla aldırmadım.


Takriben altı saniye sonra sakinleştim; Hadise gelmişti bu kez aklıma. Sevindim, göğsümü öne arkaya sallamaya başladım. O anda mutfağa gelen annem: "N'apıyorsun Can?" dedi. Hiçbir şey diyemedim; çünkü ben altı saniye önce musluğu açmış, ellerimi suyla buluşturmuştum. Temiz bir insandım artık! Karnımda kelebekler uçmaya başladı. Sıcak suyun vücuduma değmesinden mutluluk duyduğumu bir kez daha hatırladım. Sevindim. Sonra annem bulaşıkları yıkayacağını; şayet ben çok istekliysem bu işi benim de elbette yapabileceğimi söyledi. Anneme yine hiçbir şey demedim. Julia Roberts gülüşü yaptım ve iri dudaklarımla içimden ona "Canım." dedim. Göğüs dansımı yarıda bıraktım. Ellerimi havluya sildim.


Saat 22:17'de mutfaktan çıktım. Koridorda mutlu ve körpe adımlarla yürüdüm, sonra sağa sapıp odama yöneldim.


Labels: ,

2 comments


Tuesday, December 29


Bugün, yazı yazma yeteneğimi kaybetmemin üstünden geçen 3. gün. Ben tam olarak 3 gündür yazı yazamıyor; çabuk alışamıyor; buna inanamıyorum. Bu üzücü durum nedeniyle, sağolsunlar, birkaç dost aradı ve üzüntülerini dile getirdi. "Geçmiş olsun tria, inan ki seni - hala - seviyorum tria." dediler; tatmin olmadım, olamadım. "Birkaç gün sonra tekrar dene bebeğim." dedi hayatım boyunca sevebileceğim en mükemmel kadın. Bir şey demedim.

Üzüldüm. Çok üzüldüm. Yoğun istek üzerine, bir kez daha üzüldüm. Sigara yaktım. Sonra, sigaramı söndürüp, "Well that was easy"i dinledim; daha beter umutsuz oldum.

Biri bana gelsin ve beni Otkhotny Ryad'a götürsün. Başımın çaresine bakarım ben; siz sakın merak etmeyin.

:/

Labels: ,

0 comments


Monday, December 28


Geçen hafta, hayatımda önemli gelişmelere sahne olmadı değil. Bunlardan ilki, çok sevgili halamın talihsiz bir kaza sonucunda ayağını kırdığını yaklaşık olarak iki hafta gecikmeli olarak öğrenmem, ikincisi ise son yıllarda izlediğim tartışmasız en başarılı Türk filmi olan "Vavien"


Bizim ailede olaylar böyle gelişir. Yani diyelim ki baba tarafından birinin başına bir şey geldi, o olay muhakkak gecikmeli olarak anne tarafına aktarılır. Muhakkak bir rötar söz konusudur. Bu gecikme durumu tıpkı Petek Dinçöz'ün her sene albüm çıkarması ya da Saba Tümer'in dakikada 23 kahkaha birden patlatması kadar tabii bir şeydir. Bu bakımdan bizim aileyi NTV ve CNN Türk'e benzetebiliriz. NTV, bütün flaş haberleri, bütün canlı yayınları dakik bir şekilde ekrana taşırken; sebebini hala çözemiyor olmam beni şaşırtsa da, CNN Türk'te görüntüler tam olarak 2 saniye sonra ekrana gelir.


Halamla yaptığım ve takriben 11 dakika süren telefon konuşmasından kendime çıkardığım birtakım dersler de olmadı değil. Mesela, yağmurlu havalarda otobüse binmemeliyiz. Diyelim bir çılgınlık yapıp bindik, o zaman mutlaka kalabalık bir durakta inmemeli; inersek de adımlarımıza dikkat etmeliyiz. Bir de yağmurlu havalarda topuklu ayakkabı giymemeliyiz diye bir not da çıkarmışım ama bunu pek kendimle özdeşleştiremedim.


Vavien'den bahsedersek şayet, film yalnızca bu yılın en başarılı Türk filmi değil; aynı zamanda son 10 yılın da en eli yüzü düzgün filmlerinden biri ve ileride "kült" olarak adlandırılacak, zeki, çevik ve de çok ama çok başarılı bir film. Hala aranızda Binnur Kaya'nın en başarılı Türk kadın oyuncusu olmadığını savunan var mı?

Kalırsınız işte öyle.
Ellerinizi yıkadınız mı?

Labels: , , ,

0 comments


Sunday, December 27


Yaklaşık olarak iki gündür - üç de olabilir, emin değilim - daha önce sanki hiç uyumamışcasına birtakım derin uykular içerisinde hayatımı devam ettirme kararı almış olmam, beni bugünlerde katlanılması zor ve fakat oldukça da keyifli bir insan haline dönüştürmedi değil.

Keyfim fazla uyku nedeniyle o denli yerinde ki, aynada her kendimi görüşümde yumuşak ve sevimli yanaklarımı sıkıyor; bilhassa burnumun ortasına bir adet öpücük kondurmaya çalışıp ve tahmin edeceğiniz gibi bunu başaramayıp, ellerimi yıkama ritüelime başlıyorum.

2009'un kötü geçtiğini iddia eden çok sevgili Moskovalı arkadaşım Nata'ya acıyan gözlerle bakıyor; ona kiril harflerinden oluşan birtakım cümleler kuruyorum. 2009 kötü geçmedi sevgili Nata, lütfen bunu daha fazla tartışmayalım.

Birazdan kendisinden ve köşe yazılarından zerre hazzetmediğim ama yazılarını okumaktan da hiçbir sakınca duymadığım; hatta bundan garip bir tat aldığım Ayşe Özyılmazel'in oldukça keyifli şarkılarını dinlemeye ara vereceğim zira artık yıkanmam gerektiğini düşünüyorum. Annemle koridorda her karşılaştığımızda saçımı koklayıp, "Öf..." ve "Ay ama yeter artık Can..." demesine veyahut beni görmezden gelmesine daha fazla tahammül edebileceğimi hiç sanmıyorum.


Sıcak bir çay alın kendinize ve bilhassa "İki Sakin"i dinlemeye başlayın. Çok şaşıracaksınız. Çok.

Labels: , ,

0 comments


Tuesday, December 15

Labels: , ,

0 comments


Saturday, December 12

Bu satırları aynı anda üç şeyi düşünerek yazıyorum, sevgili porno yıldızlarım. Şebnem Ferah'ın yeni albümünün adı (Benim Adım Orman sdkfjsdkfjdsfjsdfkdsjfksdjfkdsjfds) ve kapağı hayatımda gördüğüm en kötü albüm adı ve en kötü albüm kapağı. Bunu üzülerek sizlerle, çok sevgili fan kılabımla paylaşmak istiyorum........nokta Ayrıca da, biri bence Şebnem Ferah'ı durdurmalı, onun daha fazla birinci tekil şahıs ve/veya iyelik eki içeren cümleler kurmasına izin vermemeli. Bu da böyle bir anımdır, evet.


"Sevinelim sıkı sıkı, hurrey, hurrey" nidaları attığım şey ise beni şaşırtan bir şarkı için gerçekleşti. Gülşen, ki kadının uğruna yıllar önce en iyi çıkış yapan kadın sanatçı ödülünü alamadığında 3 (yazıyla üç) gün yas tutmuş, yıllar sonra en iyi kadın sanatçı ödülünü kaptığında ise 4 (yazıyla dört) gün boyunca evde milli bayram ilan etmiş bir adamım ben, bu yılın en başarılı Türkçe pop şarkılarından birini yapmış, evde çılgın ata ata çeşitli dans figürleri sergilemiyor değilim. Zira bu seferki çıkış şarkısının sözlerini halihazırda çoğu zaman cümle içerisinde kullanmıyor değilim. Hemen malum cümleyi sizlerle paylaşayım: "BİR AN GéL, DÖN GéL, HéP GéL!!!!1111BİRBİRОДИНОДИН"


Bu şarkının çok kısa bir süre içerisinde sevgili kankişlerimden Barış tarafından keşfedilmesini ve bizatihi kendisi tarafından kulağıma sexy sexy söylenmesini falan ip ve/veya halatla beklemiyor değilim. Ehüle ehüle.


E o zaman bu şarkıyı çok sevgili Barış ve çok sevgili sevgilisi Müge'ye armağan etmek istemiyor değilim ben de an itibariyle. :)))))))))))9 Ekü ekü.


Gelelim size anlatmak istediğim üçüncü ve bugünün en şahane gelişmesine sevgili oral seks taraftarlarım. Kazasker otobüs durağında sakin, sessiz ve kimsesiz beklemekte iken ben, yaşını belirleyemediğim kılsız bir Türk genci benim suratıma 23 saniye anlamsızca baktıktan sonra yanıma yanaşıp, "Bi' sigara var mı karşim?" dedi. sdlfşksdlkfds. "YoaoaRrRrağam, 23 saniye önce niye sormadın o zaman?" gibi bir tepki v...e...r...i...y...o...r...d...u...m k...i... :HakkıDevrimÇokHakkıDevrimHepHakkıDevrim: sdlfkşsdlkfdskfşsdf, kendisine, "Aa tabiy ki karşim, hatta şansına daha henüz kendisini açmamıştım bile, sana kısmed imiş :D:D:Dd" yaptım. Evet, benim bir sigaram vardı henüz paketini açmadığım...... :ŞebnemFerah: sdfkjsdfşsd.


Sonra ne mi oldu? Ya işte bana dedi, "Karşim, seni çok beğendim, acaba sakıncası yoksa sana oral seks yapmamı ister misin?" Ben de hemen gülümsedim ve de ekledim, "Aaağ, ne sakıncası karşim, her türlü ;););)" Ve biz işte çocuğun evine gidip, romantik bir müzik eşliğinde gömleklerimizi çıkarmaya başl........... sdlşfkşdslfkdlşskfdşsfklşsdfkşsdkfsd.


N'oldu, yoarRrRrağam, helecanladınız mı? sdşklfdşsfkşdlsfksdfksdlş.


Adeta kendim kendimi yardım. Sizi gidi gizli gayler sizi. Yürekleriniz ne biçim de pıtı pıtı attı lan. Ehüle ehüle. sdlşfksdlfs.


Olaylar şöyle gelişti sevgili kıllı Türk erkeklerim. Sigara paketimi açar açmaz, adam şak diye sigara almaya kalkıştı ve fakat bu açlığı ve aynı orandaki ayılığı ona ve aynı zamanda bana pahalıya patladı. Zira nasıl bir yetenekse artık bu, bilemedim, tam 3 (yazıyla üç) tane sigaramı yere düşürdü. Ve işin komiği şu, pis gibi yerden kaldırıp pakete koymaya kalkıştısdfıdopsfıpdosıfsd. Nitekim başarılı olmadı da değil zira o an yere düşen üç sigara için içimde birtakım anma törenleri düzenliyordum..... ;,,,,,,,(((((8 Bence çok komik bir insandı kendisi. Kendisine popomu gösterip, "Asereje" ve/veya kıvrak Sibel Can dansı yapmak istemedim de değil üstelik. sdlfşkds.


Sonra bana hayatındaki küçük mutlulukları anlattı. Sonra ben de ona dün akşam yemekte ne yediğimi uzun uzun anlattım. Sonra biz kısaca anlaştık. Sonra ben gittim, geldim. Gittim, geldim. sdflksdlfsd. Tam 19 dakika boyunca sürdü, inanır mısınız Winston box'larım? 19-0 gibi bir skor oluşmadı değil. sdlfksdsdfdsfsd. Amınıskey o değil de, bari hotobüsümü kaçırmama sebep olmasaydı. >) O sırada çok sevgili argodoşum Utku beni aradı ve ben bir anda durakta telefon görüşmesi yapan insan profili çizdim. Fırsattan istifade eden bu argodoş da otobüsümün hangisi olduğunu konuşmamız esnasında öğrenmesine karşın bana otobüsün geldiğini işaret etmedi. ://////////7


Otobüs uzakta göründüğünde ise elini sıkıp, kendisine hasta olduğumu, elbette küçük Tria'ya birtakım zevkler yaşatabileceğini ima eden birtakım cüml..... sdkfsdşfsd. Yææ tağam yea, sdkfjsdfds, "Memnun oldum karşim, her zaman beklerim. Canım." dedim. Adam da bana şey dedi: "GÖRÜŞÜRÜZ CANIM BENİM!!!!!!!!!!!!!!11111111111111111111111111111111" lsdkfşldksfşdksşflksdşfkşsdf. Akbilimi gülmekten 17 saniye boyunca basamadım, adeta hotobüste akbil basamayan insan olmadım değil. sdlşfkgfdgsdf.


Kendisine buradan, bu sevgi pilatformundan, kokulu öpücüklerimi yollamak istemiyor değilim. Ve aynı zamanda gülmekten diyemediğim o sihirli cümleyi kendisine bu sayfa aracılığıyla iletmek istemiyor da değilim. Amınıskey, amma istekliyim læn. sdşflkdslfkşsdkf.


Görüşürüz, yorRrRrRrağam!!!!!!!!!!!1111 sdfkşdskfsd.


P.S.: Bugün, dünyanın en seksi erkeğiydim, a yoğ, yoğ, ısrar etmeyin bunu kabul ediyorum, evet öyleydim. Canım.

Labels: , , ,

1 comments


Monday, December 7

Ya mereba. Ya ben geldim. Ya hoşgeldim. dfgsdfsdkfsdfgd. Düşünsenize, Esra Ceyhan poroğramını bu dadlulukta açıyormuş. Ehe. Yavaş açsaymış. Bence de. Hıhığm. Hahağm.


Ya işte ben bugünlerde pek bir tatlıyım, sevgili fan kılabım. Yan tarafta Ece Vahapoğlu'nun yaptığı rezillikleri gülüşüyle adeta sikerten Pınar Haylin'i görmekteyiz. Ha işte, ben de o kıvamdayım sevgili ağızlarına pul ve/veya karabiber sürdüklerim. Dilimi hazırladım, sizi bekliyorum. Bakın. :}


Böyle her gün bana "Hastasınım ağbiğ senin, çok mutlu oluyorum seni görünce lan" (Talha) diyen mi, "Olm o değil de, ben Can'ın anlatışına yarıldım!!!!1" (Utku ve/veya Barış) diyen mi yoksa "Ya ben seni çok mu seviyorum gerizeğaluğ, ya boxer'ını öptüğüm nağber ya?" (Meryem) diyen mi istersiniz bilemedim ama isteyin bunları. Ayrıca da, durup durup beni iş yerinde özleyenlerden (Duygu) ve "Taciz et beni, durma, come on hell yeah!!!11" diyenlerden (Yiğit) hiç bahsetmiyorum bile. Bakın, yine bahsetmedim, hep içime attım. A, yoğ, yoğ, lütfen çok rica ediyorum ısrar etmeyin, sizlere anlatmayazağım bunları!!!11 skdfds. Naif dil darbesi atıp da kaçanlardan hiç bahsetmiyorum bile (En büyük fanım, baş harfi Kadir.) - ki bilhassa bu olay %100 gerçektir. ;);)9;);))999dokuz


Argodoşlar, söz hepinize birden verezeğim................................... sevgimi :D:D:DD:dddgülücük Yeter ki teker teker gelin, adam olun, tenhada sıkıştırın beni hamınakoyim yeaasjkdlasjdksjakldjsajkdas.


Sosyal mesajım, "Grup olalım, grup. Grup yapalım, grup."


Allah belamı versin ki her şey hælkım'çin..............
P.S.: Yalnız, an itibariyle, yeni single'ının video klibinde yakın argodoşlarını oynatan popçu olmadım değil. sdfşlksdf.
P.S. ÇOK P.S. HEP P.S.: I love you......... sdkfjsd.

Labels: , ,

0 comments


geçmişimin kara lekeleri
April 2006
May 2006
June 2006
July 2006
August 2006
September 2006
October 2006
November 2006
December 2006
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
May 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
July 2008
August 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009
July 2009
September 2009
October 2009
November 2009
December 2009
January 2010
February 2010
March 2010
April 2010
May 2010
June 2010
July 2010
August 2010
September 2010
October 2010
November 2010
December 2010
January 2011
February 2011
March 2011
April 2011
May 2011
June 2011
November 2011
December 2011
January 2012
March 2012