birkaç kötü site. nihaha. ayrıca da kendi biloğumu kendim yaparım. hahayt!
fak feysbuk
tambılır
blogg.se
vkontakte.ru
stumble
okuma sitesi
formspring
imdb
ekşi sözlük
twitter
ask.fm
good reads
deviantart
triancula single listesi
profil
last.fm
eksprensip
limonyak
boş zamanlarımda kendimi sevmiyor değilim.




Tuesday, March 31
mesela sabah sabah bakkala gitmek dünyanın en tiksinilesi işlerinden biri. kabul etmiyor değilim bunu. fakat sevgili plastik bardaklarım, lütfen öyle düşünmeyin. en basit, en sıradan halinizle bakkala doğru yola koyulmuşken ve üstünüzde basit bir tişört, aynı basitlikte bir eşofman ile beraber saçlarınızın da olabildiğince pis ve iğrenç olmasıyla beraber kendinizi çok rezil hissediyor olabilirsiniz. üstelik ayağınıza geçirdiğiniz ilk botunuz da size oldukça büyük bir ağırlık getiriyor ve yürümeyi işkence haline getiriyor olabilir. olsun. hiç sorun değil! ayşe teyze bir gel buraya. hadi be hacı. : ((((888888
ama hakkaten çözümü var. o gibi durumlarda hemen amy winehouse'culuk oynayın diş macunlarım. yapın bunu. "hasiktir şu köşeyi dönünce gasteciler beni bu halde yakalayacak......... şit.........." yapın mesela. "of hiç aynaya bakmadım aaaagh........" yapın. "yeaaaa yerim onları yeaaa... ben mükemmelim ki!" yapın en sonunda da. oha ne biçim de zevkli, değil mi kar'şim?

Labels: , ,

0 comments


Monday, March 30
hiçbir şey kalmadı geriye bebeyim. baksana zekeriya beyaz bile seçilemedi esenler'de... üç nokta koydum ki an itibariyle melankolik bir ruh haliyle attığım slow-motion göbekleri vurgulamak istedim. dım. tıs. dım. tıs. arada es var ama. bak dım. 3 saniye es. sonra tıs. böyle klip çekiyormuş gibi hemen havaya girmeler falan... ımh...
"sonra işte şey oldu, hadi ya? : (8888888"
bunları demeyeceğim. çok acıklıyım. kemal kılıçdaroğlu seçilemedi yagh. bugün yas tutacağım. hayret edenlere de sevgilerimle. canım. abi onun kadar sempatik siyasi star'ımız hiç olmadı bizim yaaaaaa... ağğğğbi... yazık oldu fakat.
"chp, kılıçdaroğlu'nu harcadı." ldsfklfklskfdsfsdf.
bir de çok rica edeceğim elif şafak'ın üstüne bu kadar gitmeyin. yapmayın bunu ya. ağlarım yææææ. kendisinden uzun bir zaman boyunca tiksinirken bir anda ne olduysa sevesim var bu aralar. ahmet hakan ne biçim de laf sokmuş geçen gün ihsan oktay anar'ı överken. "ihsan oktay anar öyle bazı tırnak içinde büyük yazarlarımız gibi taksim meydanında elinde kitabıyla poz vermiyor, yeni çıkmış popçu gibi kitabını her yerde tanıtmıyor ama gelin görün ki kitabı bütün ödülleri kapıyor, erdal öz edebiyat ödülünü ne biçim de kaptı, bu da sana kapak olsun elif shafack" şeklindeki çemkirişi her ne kadar önemli ölçüde katıldığım bir tespit olsa da ve elif şafak'ın bu kadarı da fazla dedirten ön plana çıkışlarını tasvip etmiyor olsam da yine de ahmet hakan'ı sırf bu cümlelerinden dolayı takdir edeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz canım.
ha bir de adalet ağaoğlu'ndan bahsedeceğim. kendisi elif şafak'a geçen gün ne biçim de saydırmış, utanmasa bir "şizofren bu kadın ya, neler yazmış kitapta oha hiç böyle şeyler konuşmamıştık..." falan yapacak. yok artık ya. yok neymiş, "çay vakti" yazmış elif şafak bir önceki kitabı "siyah süt"teki adalet ağaoğlu'ndan bahsettiği bölümlerde ama onlar çay içmemişler, filtre kahve içmişler. sdfkldlşfkdlşfsd. şaka gibi. sdflşkşdfkşfsd. ben dalga geçiyor sandım fakat kadın bunu söylemiş cidden. açın bakın. sonra işte elif şafak şeyi vurgulamışmış "aman ne biçim de düzenli tertipli bir kadınmış, bir de bana bakın canım. böyle asi, masi, hayatta yapamam öyle hanım hanım şeyler." sana ne kardeşim. kadın dilediğini düşünür. sen ona hayvan gibi de hanım hanımcık gelmiş olabilirsin, olamaz mı? yok işte "beni cici bici yaptı sözde övdü, kendini asi olarak göstermiş, kuğul mu olmuş şimdi o? kullandı beni o." hay allahım ya. sana ne be kadın? kullanır kullanmaz. tutup da artık şey demeyi bile boş görüyorum "hayır mütevazilik yaptı aslında sana orda da sen art niyetlisin, kaçırmışsın orayı, olayı tamamen yanlış anlamışsın adeta bir pis paranoyak gibi." eskiden bu kadar uzun uzun cümleler kurabilirdim ama açıkçası hiç de böyle düşünmüyorum. ha evet kullanır! ne biçim de kullanır seni! istediğini yapar! o kısım artık onun sorunu, onun samimiyetine inanan insanlarla olan sorunu. hatta bence bu gereksiz "hayır kahve içtik, çay değil. hayır 4 tuzlu bisküvi sola, 4 tatlı bisküvi sağa koymadım, direk öylesine koydum getirdim" çıkışları, tripleri, "beni kullandı!" havaları da kendi kibirliliği. elif şafak'ın kendi kitabı, kendi algıladığı şekilde, canı ne isterse onu yazar. ha ama kulağa pek de sıcak kaçmayan "evdeyken post-rock dinliyorum, eskiden de hippi'ydim sonra da bir anda tasavvufla tanıştım" triplerini ben de öyle pek savunmuyorum şafak'ın. o konuda hakkını yiyemeyeceğim adalet hanım.
çok kızdım yæææ. elif şafak'ı savunuyorum adeta kar'şim. ilginç bir deneyim oldu benim'çin. çok kafiyeliyim. evet çok kafiyeliyim.

Labels: , ,

0 comments


Friday, March 27
bayılacağım. yapacağım bunu. çok sinirliyim. mart ayı bu kadar da şerefsiz olmamalı.
çok sevgili yemekteyiz şeyda'nın da dediği gibi "yine mi balık?! : (8888888"
ben de diyorum ki,
"yine mi fıtık?! : ((((8888888888"
aaaaagh. kendimi ibrani rock'ına verdim. oldu o zaman.

Labels: , ,

0 comments


Thursday, March 26
oturup da size makro - mikro anlatacak ve makro sorunlara mikro çözüm önerileri getirecek değilim gözüme kaçan tozlarım. çıkmasanız da olurmuş, kalsaymışsınız gözümün içinde, ha?
bilgisayarımda an itibariyle kayıtlı olan bilumum template isimlerini sizlerle yani çok değerli izleyicilerimle paylaşmak istemiyor değilim.
1- template eski! 2007aralık-2009ocakfalan
2- template yeni! 2 ay dayandı sadece keh keh.
3- template yeni! belki bir gün eskirsin...
neticede eğleniyorum.
sadık karan'ın da dediği gibi,
"gözümün içine bakma öyle deli deli, o bakışın anlamını bilirim ben."
böyle sözler yazmak istiyorum. şarkılarımda "zina" temasını işlemek istiyorum. ha ben anca yemek yiyeyim, anca uyuyayım, anca güleyim. hayatım ne kadar da mükemmelmiş fakat, oha şimdi fark ettim!

Labels: , , ,

0 comments


Wednesday, March 25
mesela benim adım osman'mış. eheh. mesela 34 yaşındaymışım bir de. keh keh. çin'e gidecek olan yolcularımız kalmasın fakat diyerek de mesajımı ileteyim.
*
sonuç olarak neymiş? affetmek, efendime söyleyeyim bağışlamak, "olsun munise'cigim... oha munise? ıhm. ne de sexxy bir isim..." demek falan bunlar güzelmiş. valla. ölümü ye!!!!11 yap bunu!!!11
*
adeta dün sabah rakstar kıvamında idim kelebeklerim. içimde adeta pink'ten (ki bunu okşan okşasanalan çok sever ;););););););) hasta olur pink'e, ama hakkaten de hasta.) so what çalıyordu. böyle hepinize bir "fakyu!!1" yapasım vardı. nitekim yaptım da. yetmedi buz gibi rüzgarın hışırtısı eşliğinde bankların üstünde güneşlendim. ağzımda da sigara. ımmhh. enfesti ki. resmen artist oldum. kuğul da oldum sonra. fakat işte arkadaşlarıma göre o kadar uyuz, o kadar pis oldum ki. ama onlar da o kadar "sabah okula gelmeden kokain olayına mı girdin tria'cığım?"kiler ki................ bu beni üzüyor okşan. okşan nerdesin : ((((88888888888888 okşan ellerin nerdeğ????****** yaaaaaæææææærrr??
*
haa burdaymış, görmemişim!!!11 sdfjkşsdfjkdjsfşsdjfşjdsşfjdskfjşsdfjk. yarıldım fakat.
*
sonra işte benim göbeğim açıldı. bildiğin kıl. evet. neyse işte buram buram türk arkadaşım seda asiye sayan, hemen "aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaagh, sikandal!!!!11" yaptı. evet. resmen bir sikandal'dı. keh keh. zaten kendisi geçenlerde kantinde kondom gördü diye çıngar çıkarmıştı. utanmasa "hangi terbiyesiz, ahlaksız bunu buraya düşürdü???**" yapacaktı. ahahaha. ne biçim de eğlenirdim fakat. ama bunu yapmadı....... bu da beni haliyle üzdü.......
*
dün mesela kafam39284392849023823dünya iken barış'la çok eğlendim. allahım dedim. adam ne kadar aslında geyik bir insanmış. ehehe. sonuçta cem karaca ve barış manço dışında neredeyse hiçbir müzik arşivi olmayan birinden bahsediyorum. işte neyse, dün kendisine radiohead dinlettim. e artık bir yerden başlamalıydı o da. ehehe. jigsaw falling into place'e "eh", faithless the wonder boy'a ise "hım" dedi. creep'i ise adeta en dinlenilmeyecek yerde dinledik. ehehe. süleymaniye camii'si ve boğazı gören, yüksek atlama yapmaya meğilli enfes bir yer. adını veremeyeceğim hüsniye. hüsnü de olur bak. ha hüsnü ha hüsniye. ahm. işte şey oldu, noldu? ha creep'i ergen gibi bir yerde dinledik ve barış şey dedi "ooovv, iyiymiş" ahahha. "ahhhahaha barış, noldu barış? yusuf mu oldun canım? mekandan etkilendin değil mi?" yaptım. o bir şey yaptı da ben kaçırdım, ikinci sigaramı yakıyor idim o sırada. ahm. :keşkekeeşeekeşekekeşşekekeşş:
*
"fakat iyi ki de okan'ı barış'a anlatmamış ve çocuğu bunalımlara sürüklememişsin tria'cığım?" diyen bir adet okşan sesi duyuyorum. okşan'cığım, için rahat etsin, aha da bu şarkım senin için geliyor bebeyim. söyledim. ne biçim de "hadi ya : (888888888" yaptı. sekizi boldu üstelik. keh keh. eh eh. ey ey. eğ eğ.
*
sabah da tuncay'la karşılaştık. hani şu kuzenimin lise arkadaşı. allahtan öyle bir insan var. geyik diye bir olayın insanların vücudunda hala olabildiğine tuncay sayesinde şahit oluyorum. sabah bir yerden çakmak satın alınca "ohaaaaaaaaaaaaa, sen ve sigara? hiç çaktırmıyorsun fakat" yaptı. yol boyunca da insanlar arasında hayvan gibi güldük. iyiydi yeaaah.
*
fakat ilknur'un bu "başımdönüyor, siktirsigaramnerde?" kıvamımı sevmemesi beni üzdü. beyaz gömleğine (ki o bluz olduğunu iddia ediyordu dskfjdskf) kahve dökmekle tehdit ettim, üstüme külünü attı............................. derste de 4395783490 kez kolumu sıktı. HEM DE ÜST KOLUMU!!!!!!!!!11111111111111111111111.
*
bir de bir ara resuüuüul'u gördüm. bana her zamanki gibi "ooo kankacım naber??" yaptı. bayılıyorum maksimum 5 kez beni gören her insanın kanka davranışlarına. ahaha. "ama biz 3 kez görüştük, 349053 kez mesajlaştık, biz samimi arkadaşlarız tria. canım." yapanlara da sevgilerimle....... canım.
*
sensiz buralar çok ıssız okşan. insanlar da çok piç. : (((((((8888888888888888888888.
*
hasiktir alesha dixon çalıyor. ahahaha. oynarım ki. sdlfşjkdsfjksdkfsdf.

Labels: , ,

0 comments


Sunday, March 22
bu durumu kolay kolay sindirebileceğimi sanmıyorum. ne biçim de gittim. sonuçta olay tahammül meselesi. yeah. oh şit. fak yu, taam mı? kompile.
destek mesajları bekliyorum gönül dostları. fakslarınızı okuyup boktan bir odada huzur bulacağım. ah. acıklı kaçtı fakat.

Labels:

0 comments


Friday, March 20

Labels: , , ,

0 comments


Tuesday, March 17
deniz seki misali zor ve çalkantılı günlerden geçiyorum sevgi kelebeklerim... üç noktamı koydum da geldim!11 yaklaşık olarak 2 gündür hayatın arka bahçelerini görmedim değil. sdfsdjfsdfs. ne biçim de merak uyandırıcı fakat bu cümle. pis gibi adeta. aaa yoğ yoğ oturup da anlatmayacağım sana bunları keriman!111
***
kendi kendime olduğum vakitlerde, misal tuvalette elimi yıkarken ya da yastığıma sarılıp uyurken gibi sahnelerde kendi kendime - hala - sahici'yi söylüyorum. nasıl acıklı bir şarkı imiş fakat. burnumu içime çekip - cocostar sdfklsdşfds - gönderme bile yapıyorum. bir kadın bu kadar magazinel olup da bu kadar da arabesk ve yürek dağlayan sdlşfksdfsd bir şarkı üretip hayatımın ağzına sıçmamalı.
***
bu aralar mesela günde 34955464564 tane sinir olayla karşılaşıyorum. misal, gerzek bir ev sahibi ve kaynanası kendi kendilerine adeta birer mal gibi su ve doğalgaz borularını patlatıp suçu kendilerinde aramıyorlar ve biz gençlere çemkirici ve siktiri çekici hareketlerde bulunuyorlar ya... bu çok sahici ve üzücü süleymancan. ne biçim hayat diyorum ben bu gibi zamanlarda.
***
bugün de mesela benimle beraber yetişen gençlikten ümidimi kestim. kürt hakları savunucusu bugün gerçek bir mal gibi parmağını her zamanki gibi kaldırıp 301'i bile sordu. konu örf ve adetler idi. hayır, bir insan kendini bu kadar ileri seviyeye taşınacağını düşünerek mal bir hareket yaparak kendini küçük düşürmemeli. onun adına üzüldüm. evet yanımda oturuyordu. eve gelince hemen duşa attım kendimi. keh keh.
***
onun dışında mesela o kadar mal insanlarla aynı çevrede gelişmekteyim ki, iyilik yapıp "şerife hayır bizi M4'e almışlar, sen ve kız arkadaşın M1'desiniz fakat bu ders idare hukuku dersi olmuş, giriş dersi M4'te, gerzek şerife an itibariyle burda yapmış olduğun oturma eylemini keser misin?********" şeklindeki iyi niyetli çabama karşılık bana çemkirerek "tamam. biliyorum ben." gibi ayı ve yer yer öküz bir cevapla beni karşılaması sinirlerime adeta halay çektirdi. ben de şerife'nin ne kadar mal olduğunu keşfettim............................ hasiktir şuğanda hayallerim kırıldı, taaam mı? sdşfjkldsşfsdf. şerife iyi biri aslında da çevresi kötü. sfkdsfsdfsd. erkek sinek bile yok çevresinde. keh keh. bence lezbiyen kendisi. vallah bakh.
***
işte gün boyu onunla o kadar dalga geçtim ki, "aaahaa mala bak salak salak yürüyor, insan öyle mi yürür ahahah" bile yaptım SESLİ olarak sdfkjsdfkjsd. bunun üzerine barış ve ilknur bana okulda onlardan önce ve/veya sonra kimseyle konuşmamamı rica ettiler, sonra da pis gibi çemkirdiler. iyi insanlar fakat onlar. ilknur'u görünce annemi görmüş kadar oluyorum zaten. sfjsdfjsdfsd. ama tombik biğinsan kendisi. annem gibi bir şey. ehehe. şefkatli biğinsan fakat manavda çok pis laf sokar. sdlşfksdlşfksdlşfksd. prospektüs gibiyim fakat... barış desen. ahm. barış iyi biri de bazen hakhaten kafası bidünya oluyor ve fazla saflaşıyor. misal, asiye çarpı ikinin seda sayan varileşmesine tepki göstermemesi ve "asiye siktir git artık ya da sus!!11 asiye sahi asiye nasıl kurtulur?" sdfjksdfjdsfsd gibi yaratıcı cümleler kur-a-mayışı beni kahrediyor............ biğinsan "hayır!" diyebilmeli. rest çekebilmeli. onun adına da üzülüyorum.
***
bir de bir adam var ki, durup durup bana "tosunum!!111" yapıyor. sdlfksdlşkfdşsfs. hayır ciddi ciddi beni tanıdığını düşünüyorum ki sene başında "seni biğyerden tanıyorum hasiktir gözlerin ne güzel?" sdfjkdşsfksdf gibisinden cümleler kurup beni adeta dumur etmişti. hani şu diyarbakırlı. evet ben boş zamanlarımda diyarbakır'da ekstralara falan gidiyorum. mantıklı tabii. sfşflsdşfsdlfis.
***
lise arkadaşımla da karşılaştık çıkışta koridorda falan. saniyede 349583490583458358349 kez konuştuk hatta. yetmedi börekçide börek bile yedik. güzel bi gelişme fakat. bu beni mutlu etmedi değil. adeta anılarım şeyoldu. fakat ne kadar çenem düşükmüş, konuşurken sesim deniz seki misali kısıldı. "valla bakh kan geliyor, kan, ah..." falan yaptım.
***
ben kendimi de triplerimi de yerim, taaam mı?
***
şöyle bir şey var ki, evliliğe olan inancımı tamamen kaybettim. mutlu musun? öküz müsün? niye pis pis gülüyorsun? bok olma fakat!111 yapma bunu!!!111
***
şuğanda herkese laflar hazırladım, hiçbikimseyi de sevmiyorum. hasiktir o zaman ben kuğul oldum. canım falan yok, çok antipatiğim!!!!!!!!!111111111111111111111111

Labels: , ,

0 comments


Saturday, March 14
bakın "canım" diyorum, ne kadar da samimiyim. hani.
fakat canım sıkkın. "adeta sahne arkasında gizlice ağlayan palyaço gibiyim" diyesim var fakat bu cümlenin telif hakkı problemi var. kullanamayacağım bunu. "aa, yoğ yoğ ölürüm de kullanmam şerife hanım." şerife. yeni bombam. sdfşljkdşsfksd.
merak ediyorum bu işin sonu nereye varacağkh? mualla. mükerrem. şerife. şükufe. adeta murat boz gibiyim. "aşkı bulamam beeeeeeeeeeeeeğn" de yapmam gerekiyor sanırım burda benim. eheh. işte o kadar yavşak olabilmek. ahm. aslında herkes herkese yavşamalı. valla bakh. sdşfjkşdsf.
fakat sinirlerim bozuk. ha bu oturup deli deli ağlayacağım anlamına mı geliyor? hayır!
ünlem! hayır!
ünlem koyunca seviniyorum biliyorsunuz. zaten şimdi de sevinçliyim. ne biçim de heyecanlıyım hatta. ahm. fakat biri bana gelseydi ne biçim de daha bile sevimli olabilirdim. hani. hemen köpek gibi dilimi çıkarır beni mutlu eden insana sahibimmiş gibi davranır, ona ego mastürbasyonu yapar kendim de kıvrıla kıvrıla uyurdum. "ne güzel bir fantağzi, bizim olsun muğ hayatım?" sdfsdfsdsd. bu herhangi biriyle de olur diyesim vardıysa da bu cümleyi söylemeyip içimde tutmayı bildim. sdfjksdşfds. ağzıma vurulmasından hoşlanmıyorum sevgigül. yapmaz mısın bunu? canım.


biri lütfen bana da gelsin. şöyle birazcık sevgi bahşetsin. hayvan gibi gülmeye meğilliyim zaten. iki kaşısın beni zaten hemen şak diye gülerim. falan. atarım kendimi yerlere ve üstelik elimi bile acıtırım. hani. yetenekli bir insanım neticede. allah canımı alsın ki iyibiğinsanım ben. sdfjkdsşfsd. oldu.
fakat sinirlerim bozuk. kendim kendimi çok yoruyorum bazen. nitekim çünkü bilakis sdlşfkdfsd bu durum kendini tekrarladı. "kendime trip atıyorum şuğan bir dakha!" sdjklfşsdjfds. "inan ki menkıbe'ciyim kendimle hiç konuşasım yok bu aralar." ehe ehe.
"öpçem yea!" yap geçer belki. hath.
aman öpme!

Labels: , , ,

0 comments


Thursday, March 12

zeynep sabah bana "uyuyan güzel, günaydın :)" yapınca haliyle çok sevindim, çünkü 348745 saat boyunca uyumuştum. ehe ehe. evet uyumuştum, lütfen canım.



işte o kadar sevindim ve eğlendim ki, hemen yukarda görülen "deniz and the zurnaci" isimli resmi buraya ekledim. şimdi rahat rahat last.fm şeysine "sahici"yi 65655 kez sıkroplayabilirim sevgili gönül dostları. : )))))999.

Labels: , , , ,

0 comments


Friday, March 6
bora uzer bir albüm yapmış. dinlemeyeni dövüyorlarmış hani. ya da şey diyeyim, dinlemeyene eda gıcık gıcık laf sokuyor imiş. ehe ehe. sdfjsdkjfksdjfds. o pozlar ne a.q sdlfkşsdlkfdksfş. fakat güzel resimlerdi şey. ıhğm.
----------------------------------------------------------------------------
dün akşamın 9'unda yol ortasında bir arkadaşlık doğdu, heyhat! neticede öküzler gibi kanı sıcak biğinsanım. ercüment abi adını verdiğimiz oluşum, bileşke, kombinasyon "dikkat et tinerciler buralarda çok sık oluyor, aman!" yaptı. yapmaz olaydı. yær, yapmaz olsundu. ama yaptı. fakat ne biçim de yaptı. hani. işte bu sebeplerden dolayı tüm vapur boyunca kabus gibi cümleler işittim, "nerde oturuyorsun? hangi okul? okuldan mı geliyorsun? sigara kullanıyor musun? 17 yaşındasın mı? kiminle yaşıyorsun? tinercilerden korkmuyor musun?" gibi birtakım tuhaf sorularına ağzımı yüzümü bozartmadan olabildiğince samimi cevap verdim. lütfen burda bir alkış bekliyorum ama! yalnız oha, adam bana hayat hikayesini ne biçim de anlattı. her gün sirkeci'den göztepe'deki evine ulaşan, emekli, 1953 doğumlu, akp karşıtı bir insan, bir çocuklu ama bekar, kendi tanımıyla fırlama, nahcıvan'lı dostuna telefonda ayaküstü 4358934 tane yalan söyleyebilecek kadar tuhaf ve ilk defa sohbet ettiği oğlu yaşındaki adama "bakh ne biçim de işleticem şimdi olm, ehe ehe" şeklinde fırlama ve pis biri imiş kendisi. ne diyeyim umarım dilediği gerçekleşmez ve biz bir daha hiç karşılaşmayız. sdlşfkdşfkdsflsd.
----------------------------------------------------------------------------
ayça şen'in virgin radio'da her sabah 7 ile 10 arasında yayınlanan süper zıpır programı "ayça şenbaşkan pusu"yu bu sabah kaçırdım. bu yüzden tüm bu hatalarım. sfksdfsd. küçüğüm daha çok küçüğüm bu yüzden de üstelik.
----------------------------------------------------------------------------
hayır ben ayça şen'den reklam parası almıyorum. para karşılığı olmadan sevenlerimle bu mekanda beraber oluyor ve üstelik sanatımı para için yapmadığım gibi kendisini icra ederken soyunmuyorum da.
----------------------------------------------------------------------------
sanırım çok özel bir insanım. canım. sdklfdşsfs.
ya ayrıca oha harbi 17 yaşında mı gösteriyorum? :çakmakçakmakparıldayangözler: "tria ne dedin? cool mu görünüyormuşum ben???**" sdjkflsdkjfsdjfkldjs. sokerde sokeresa duke duke lilili yær. bu sevinme şeysi fakat. inşallah öyledir. canım.

Labels: , ,

0 comments


Thursday, March 5

Labels: , ,

0 comments


geçmişimin kara lekeleri
April 2006
May 2006
June 2006
July 2006
August 2006
September 2006
October 2006
November 2006
December 2006
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
May 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
July 2008
August 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009
July 2009
September 2009
October 2009
November 2009
December 2009
January 2010
February 2010
March 2010
April 2010
May 2010
June 2010
July 2010
August 2010
September 2010
October 2010
November 2010
December 2010
January 2011
February 2011
March 2011
April 2011
May 2011
June 2011
November 2011
December 2011
January 2012
March 2012