Wednesday, July 2
mutluluk veren kişinin her daim ben olmam durumundan artık bıktığımı hissettim. bu yüzden eşya taşımaya karar verdim, bana ihtiyacı olan insanları yüzüstü bıraktım.
25 % mutluluk
25 % harbi ben
50 % boşluk
bir de şunu anladım. kimse güldürülmeyi hak etmiyor. insanlar çok kötü. senin değerin ne? hem ne gerek var "ben çok mutluyum, istersen seni de ondan yapabilirim!" demeye. nedir bu heves? nedir bu gençlik? herkes yaşlı! ruhları çökük! sen yeni olabilmek adına fark yaratıp, çaba gösterdikçe iyice göze batıyorsun. hani lüzum yok bunlara. harbi ben'den eser yok bundan böyle. ve bu didaktiklik de neyin nesi?
Labels: depresyonizm