birkaç kötü site. nihaha. ayrıca da kendi biloğumu kendim yaparım. hahayt!
fak feysbuk
tambılır
blogg.se
vkontakte.ru
stumble
okuma sitesi
formspring
imdb
ekşi sözlük
twitter
ask.fm
good reads
deviantart
triancula single listesi
profil
last.fm
eksprensip
limonyak
boş zamanlarımda kendimi sevmiyor değilim.




Sunday, December 31
Bugün Aralık'ın en soğuk günlerinden biriydi, ama hiiiç mi hiiiç üşümedim. Bunda tabiki de "Battaniye" kod adlı "su perisi"nin de oldukça etkisi vardı. Yapmış olduğu "sürprizzz"leri mi yazıyım, almış olduğu bonibonları mı, içemediği sıcak çikolatayı mı... (: Onun sayesinde hayatımda ilk defa rüzgarlı bi havada inatla yürüyebildim ve içinde "çaydanlık" olan yılbaşı hediyemi kırmadan taşıyabildim. İyi ki varsın battaniye. Blog'un belki 2006'ya yetişemedi ki o da bana yaptığın ve beni şok eden 3.gelişmeydi ama 2007'de kesinlikle su perisi doğacak (: pembe pembe (: Ayrıca, seni kırdğım için de özür dilerim, sebebini biliyosun. Ayrıca abinden gizli gizli şu yazıyı okuduğunu biliyorum, umarım sana hediye ettiğim 20 kontöre gözün gibi bakıyosundur :pp Ayrıca söz verdiğim gibi yarın o GS Store'dan alınmış olan grili siyahlı sarılı kırmızılı tam "benlik"li muhteşem hediyeyi de kuzenlerimleyken giyicem, hepsi kıskanacak- ahaha! (:
Burdan Ataşehir Atalar'daki Sinemayı da kınıyorum. Bu kadar mı rezil 4 filmi getirir bi insan topluluğu ya...
Not: Eldivenli olan Ben, Eldivensiz olan Battaniye. O telefonun orda ne işi var biz de anlamadık, resime değişiklik katsın istedik (:

Not 2: Yarın belki Blog'a yazı yazamam, o yüzden şimdi yazıyım, Herkese iyi Christmas'lar :pp

Welcome 2007 (:

Labels:

7 comments


Friday, December 29
Sıcaklığı kanıma çekmekle meşguldüm,
Gözümü açtım.
Pencere açıldı.
Kimbilir yüzüme esen belki sadece bir rüzgardı,
Belki de "onun" külleriydi...


Canım MOR çekti. Bilmem anlatabildim mi?

Labels:

5 comments


Wednesday, December 27
Şu "Mış Gibi" yapan insanlar var ya,
işte ben onları hiç sevmiyorum, hem de hiç!

Labels:

12 comments


Tuesday, December 26

Bugün oturdum, Matrix "triloji"sini bitirdim.
Sonuç mu?
1.film kesinlikle en süperiydi.
"Reloaded" ise yine efektleri ve heycanlı sahneleriyle iyiydi.
Peki ya "Revolutions" ? tam anlamıyla felaket.
Hayır zaten Neo'nun ölüceğini biliyodum da; Wachowski kardeşler zırvalamış bence kimse kusura bakmasın. O "Star Wars" vari savaş sahnesi o kadar abuk geldi ki bana, "Reloaded"'daki 1001çeşit Smith'le Neo'nun kavga sahnesini kesinlikle tercih ederim. Ayrıca "Reloaded"daki kahin çok daha iyiydi bence, "Revolutions"daki nine gibi kalmış ne öyle. "Reloaded"ın ilk 20 dakkası da son derece sıkıcıydı. Film bi türlü başlayamadı saçma saçma muhabbetler uzadı işte öpüşme sahneleriydi, zarttı zurttu bi ara izlemesem mi bile dedim. Monica Bellucci ise adeta süpriz oldu bana (: Gerçekten süper bi hatunmuş bunu çok iyi anladım :p ya ayrıca Monicagiller ve Neogillerin ortak restoran sahnesinde sarışın hatun Amy Lee'nin sarışın hali değil midir ya acayip benzyiodu... Morpheus da bence ilk filmde çok daha iyiydi. Valla "Revolutions" hakkında söyleyebiliceğim tek olumlu şeyse, sadece final sahnesiydi. Gene Smith-Neo kapışması vardı ama yağmurun şiddeti ve yemyeşil atmosfer oldukça etkileyici ve süperdi. O kadar. başka hiçbişey yok. Ama kim ne derse desin 1.si apayrıydı...Hueyt...

Labels:

6 comments


Monday, December 25
1- Bugün orda da Cumartesi mi; sen de beni benim kadar özledin mi?
2- Binnur Kaya'yı çok seviyorum, bir insan bu kadar mı konuşurken ürkek ve sevimli ve samimi ve doğal olabilir. Canım benim ya.
3- Zümrüt'ü de protesto ediyorum. Yıllık resmimi beğenmedim, bana Ne!
4- Şu sıralarda daha çok Nelly Furtado- Somebody To Love'ı dinliyorum; Latin rüzgarları estiriyorum etrafımda...
5- Bugün battaniye tarafından üzülmüş bulunmaktayım ama kendisi yarın gönlümü alıcak inşallah.
6- Lost'un 1.Sezon bölümlerinin bitmesine çok az kaldı; cidden Lost süper diyorum başka bişey demişyorum, Sawyer'a da kıl oluyorum (:
7- Uyumak, uyumak; uyumak istiyorum.
8- Özgür olmak, tüm tabuları yıkıp, hızlı yaşayıp genç ölmek istiyorum.
9- Christina Aguilera'nın "Hurt" şarkısını çok seviyorum. Bir pop şarkısının sözleri bu kadar mı doğru düzgün olur, müzik piyano, keman bu kadar mı güzel olur, Christina'nın sesi bu kadar mı güzel olur. Harbiden helal hatuna. Üstelik klip de süper ötesi. Sirkte çekilmiş ama mükemmel... Eski günlerin anısına... Takıntılı 99... Can yapma, yine mi?!.... "I'm sorry for blaming you, for everything i just couldn't do; and i hurt myself by hurting you..."
10- Son oalrak bu yazının finaline ne yakışır diye kara kara düşünürken bi baktım o da ne! Dream'de hayatımın şarkısının videosu dönüyo. Muhtemelen Depeche Mode Weekend olduğu için dönüyodur ama olsun. "Barrel Of A Gun"dan bahsediyorum. Klibine de şarkısına da tapıyorum. 1997 çıkışlı Ultra'nın ilk ve en başarılı single'ı olmakla beraber, en sevdiğim yabancı şarkı ünvanını 2005'ten beridir devam ettiriyor (: Vaftiz edilmişcesine bi arınma hissettim valla billa (: Güldüğüme bakmayın, çok ciddiyim. (:

Labels:

8 comments


Saturday, December 23
Betül anlattı;
Geçen gün onun okulundan bi kız Kadıköy'deki rıhtımın ordaki ışıklardan karşıdan karşıya geçicekmiş. Bi milli piyangocu varmış tam orda, adamın şapkası yola uçmuş, adam şapkayı alıcam diye peşinden koşmuş; tam karşıdan da taksi geliyomuş, adama çarpmamak için direksiyonu kırmış, onun arkasındaki otobüs de taksiye çarpmamak için kızın üstüne kırmış direksiyonu ve kız orda hemen ölmüş... ya hayat bu kadar ucuz mu ya, daha kız üstelik 17'sindeyken... Of Of... :(

Labels:

6 comments


Friday, December 22
Olmayı hayal ettiğin; ya da hep istediğin o insan portresinden ne kadar uzaksın şimdi?
Yala tükürüklerini "orospu" Kırmızı.
Mavi vardı bi tane. Uzakta. Klişe cümlelerdeki gibi hem uzakta hem yakında değil. Direk uzakta. Üzgünüm, sözler için. Müziği dinle sadece artık. Tamam mı, sana bunlar yeter mi?
Ben Gri'yi seviyorum. O benim olmak istediğim; içine girip, dünyaya o şuursuz ve iddialı gözlerle bakmak istediğim beden-ruh ilişkisinin çocuğu. O insanlığın ortak karışımı; tadı damağında kalmış ilişkilerin günahkar noktası. Dudaklarındaki hüznünü yutmak ve daha önce hiç kimsenin çekemediği çekingenliğini çekmek istediğim tek "insan". o benim narşist ruhumu okşayan yegane "insan". o da benim gibi bi "insan". sadece benim gibi, "özellikle insan". yalnızca "insan".
Hey "orospu" Kırmızı; hala mı hedonistsin? Ha?

Labels:

9 comments


Wednesday, December 20


Onu ilk "Göjüme Toj Kaçtı" cümlesiyle tanıdık.

Küçük hanımefendi bu da yetmemiş 2.reklamını çekmiş.

Yahu bu ne hız...

Cellocan'ımız bu sefer piyano eşliğinde yeni yıl şarkısı söylüyor.

Biraz detone gerçi ama, o kadar şirin ve tatlı bişey ki.

Diğer Cellocan da çok şirin bişeydi, hani şu Arda'yı maç öncesi teselli eden;

"ammea çok titriyosunn sen" diip duran küçük şebek şey...

Bu cellocanlar bikaç seneye kalmaz bütün dizilerde oynarlar benden sölemesi...

Labels:

9 comments


Tuesday, December 19

Looostt!!
Digiturk'ümüzde Dizimax olmayınca tabi kaç zamandır izleyemiyodum.
Dün son noktayı koydum ve emule isimli süpersonik paylaşım programı sayesinde bu hasrete son noktayı koyarak Lost arşivi yapmaya karar verdim; şimdiden 7 bölüme saldırdım, 3ü bitti diğer ikisi yolda.
Sonuç:
1- Lost çok hoş bi dizi; gizemli;merak hissi hat safhada, mekan süper, oyuncular süper; karakterler süper; konu süper; kurgu süper...
2- Emule çok kullanışlı bi eşşek veya katır. Kendisini bu aralar daha da bi çok sevmeye başladım.
3- Stefan Zweig'ın "Satranç"ını herkese şiddetle öneririm, çok akıcı ve hoş; zaten kısacık bişey. Gerçi zamansızlıktan ve unutkanlıktan dolayı 5 haftada bitirebildim 80 sayfayı ama neyse artık :p

Labels:

7 comments


Saturday, December 16

cidden

bizim
takımda
kimse
5 para
etmez






acaba çok mu uğraşmışlar 10 tane deliyi seçmek için??

Labels:

8 comments


Thursday, December 14
Selim Hoca'dan nefret ediyorum
!

Labels:

15 comments


Tuesday, December 12

Amanın da amanın kim gelmiş
Kim gelmiş, triancula sayfasını şenlendirmiş?
Purplehaze'im, canım; koruyucu meleğim, dostum, bohem arkadaşım, uçuk ama zeki blog kardeşim benim. şu yandaki şekerliğe bak ya (: çatlak :pp
yazdığım yıllık yazımı beğenmene çok sevindim (e zaten beğenmesen öldürürdüm, yazılması gereken en son şeyleri bile yazdım gaza gelip müstehcen müstehcen böyle :p, 195 kelime, heralde beencen yani :p)
Seni haftanın blogger'ı seçiyor, burdan Egemen'e bi selam gönderiyor, ve Gael Garcia Bernal'ın bugün hediye ettiğim posterini afiyetle yemeni şiddetle öneriyor, bonus olarak da gözlerinden öpüyorum (:
not: valla özge bile geldi bugün yanıma "yaa merve'ye yazdığın çok güzeldi ben de öyle istiyodum ama yaa" dedi (: düşün valla o yazıyı bulamayanlar napsın :pp

Labels:

10 comments


Monday, December 11


ya bu kadar olur. Gene fikrimi çalmış birileri.
Bu sefer kahramanımız Cem Adrian.
"Aşk Bu Gece Şehri Terk Etti" isimli 2.albümü yeni çıktı.
Albümün ilk '45'liği' olarak "Aşktan Korkma" seçildi.
Evet, muhteşem bi şarkı;
Evet, muhteşem bi klip.
Şarkı tam isteidğim gibi, sert ritm elektronik trip hop'ımsı.
Başta bi de koro var mükemmel tüyleri diken diken ediyor..
Mmm...
Klip enfes. Bembeyaz bi Cem var. Abuk subuk hareketler yapıyor.
Ben saçlarına bittim zaten. Ama...
AMA!
bu benim fikrimdi. ben büünce trip hop bi albüm yapıcaktım
Sonra bi de o şarkıların akustik versyionlarını 2.cd olarak sunucaktım insanlara.
Üstelik TEK CD fiyatına! Bu kadar da düşünceli olucaktım!
Ama herif benden önce böyle süper bi şarkı yaptı;
böyle süper bi klip çekti.
Bittim ben ya. Müzik kariyerim başlamadan bitti :(
Not: Bi de bu şarkıyı beğenmeyenler var... Valla çarpılırsınız, sakın beğenmemezlik etmeyin.
Zaten zor çıkıyor canım Türkiye'mde böyle klas insanlar. Lütfen.
"Aşktan koaaarkma-haa"diyo ya nakaratta, ona dikkat edin özellikle , not 2 de bu ;)
not 3: youtube saol varol: KLİP İçin Bir Tık Yeterli...

Labels:

10 comments


Sunday, December 10





Labels:

14 comments


Thursday, December 7
sen varken gücüm olurdu
zaman akmadan dururdu
hatırlasana!
hani aşk seni yormuştu (Burası çok ama çok önemli işte)
yolun sonuna koymuştu
dokunma bana!

şimdi eskiye döner mi?
dönse de buna değer mi?
cevaplasana!
insan aynen durur mu?
ayrılık kolay oyun mu?
dokunma bana!

artık ben vazgeçtim, yalnızlığı seçtim
herşey bitti anlasana dokunma bana, dokunma bana ...


Hey Sen,
Oğuzhan'ın deyimiyle "Prenses" (!), sakın ama sakın dokunma bana!
En azından "bana"...



...

Cenaze bugündü
Otobüs duraklarında şaşırtıcı bi gelişme yaşadı 20 kişi,
Karacaahmet'e gidildi daha sonra,
Toprak oldu gitti Okan...

Labels:

10 comments


Tuesday, December 5

Sabah okula gidiyodum. Yolda Adil, Hazel, Gizem ve Ayşen'i gördüm.Günaydın dedim.Günaydın dediler. "Biliyo musun Okan ölmüş" dediler. Hadi canım dedim. Israrla Hazel ikna etmeye çalıştı beni, güldüm keklemeyin beni dedim. Turhan geldi o sırada o da inanmadı. Sınıfa girdik.Recep Hoca vardı. İlk etapta Aylin gözüme gözüktü. Merve de baya kötüydü.Kimse inanamamıştı. Tijen Hoca zaten şoktaydı. Şöyle ki, ders bile işlememişti. Herkes bişeyler sölüyodu. Burçak ve Lale ve Mert'le ortak bi yönüm olduğunu fark ettim. Bunu farkedebilmek ve o konu hakkında "yalnız olmadığımı bilmek" için bu kötü olayı yaşamam mı gerekmişti. Bilmiyordum. Bikaç tenefüs öyle tuhaf tuhaf geçti. Anlamadım bişey. Üzüldüm. En çok benimle uğraşırdı. Beni deli ederdi, hatta hasta olurdum. Yeter derdim. Haydarpaşa Anadolu'ya gidince açıkçası çok da üzülmedim. "Kurtuldum ondan" bile dedim. Aynı dershanede olduğumuzdan dolayı hiç görmüyor değildim ama eski tadı yoktu. Nebilim koca 3-4 ay içinde toplam 2 kez düzgün 2 kez de kıl kıl konuştu benle. Üzüldüm. Oki-Doki böyle bişeyi nasıl yapardı? Mutlaka bişeyler vardı bu işin içinde.

Son 3 ders, derse girmedim. Oğuzhan aradı. "Gürcan'ı al Çok Amaçlı Salon'a gel" dedi. Anladım durumu. Tabi her ne hikmetse Berk de geldi, Nuran Hoca'ya "Hocam en iyi benle Gürcan tanıyor onu, biz gidelim" dedi. Güldüm. Oraya gittiğimizde soruşturma havasında geçiceni düşünmüşken bizim eski sınıftakileri gördüm. Can, Turuncu Can, Oğuzhan, Erhan, Mesut, Oral, Alper. Gittik oturduk. İki tane pskilojik danışman vardı. Baya üzgündük. Meğerse terapi'ymiş. "gözünü kapa, iyi şeyler düşün"dedi. Her ne hikmetse bi tek ben iyi şeyler düşünebildim. Bilmiyorum öyleydi. Turuncu Can dışında kimse konuşmadığı için kadın kağıt dağıttı her birimize. Bi tek Oğuzhan koca bi örümcek çizdi. Herkes onu izledi, ha bi de "pardon" Berk de bişeyler yazdı. Zil çaldı. Çıktık sınıftan. 20 dakka sonra Recep hocayı buldum, cenaze'ye gitmeme söylentileri doğru mu hocam dedim, bişeyler geveledi sonra Nuran hoca sağolsun, "İlçe Milli Eğitim Müdürü izin vermedi" şeklinde o karışık cümleyi Türkçe'ye çevirdi. Ama sinirlendim. Ne kadar saçmaydı. Sonra Turuncu Can "Obez izinlisin gidebilirsin"diye bağırdı. Purplehaze'i öptüm, ona msn'e girmesini söyledim akşam ve çıktım gittim. Her şey şaka gibiydi. Okan da istediğini elde etti, bize de bu tatsız tutsuz şakayı izlemek ve yaşamak kaldı. Canın sağolsun. Ne diyeyim başka...

Labels:

30 comments


ne normaller gördüm
hepsi benden beter

Labels:

3 comments


sus şimdi,
suya bırak siyahlarını
dök kırmızı
yala masumiyeti
diz çök benliğine...


Kişisel Not: MFÖ'yü çok seviyorum.
Kişisel Not 2: Klip yönetmeni olmak istiyorum.


Büyüyünce Gürcan Keltek olucam ben zaten...

Labels:

3 comments


Sunday, December 3


Haftanın 7 Günü Kadıköy'ün girişindeki şu Garanti Bankası'ndan kendime bakıp adımlar atmaya bayılıyorum. Hoş bi duygu, herkes tatsın tavsiye ederim. Ya aynalar olmasaydı?

Labels:

5 comments


O da bi Akustik Delisi

O da bi Trip Hop'çı

Onun da favorileri;
Placebo & Depeche Mode

Daha Nolsun?
Onu anlatmıyım de kimi anlatıyım,
PopstaR Ajdar'ı Mı?

Labels:

4 comments


Saturday, December 2
Hıh! Neyse...

Labels:

3 comments


Friday, December 1
Bugün Kutsal Ay "Aralık" !!!

ÇAYDANLIK ve BATTANİYE 1 YAŞINDA!!!
YAŞASIN !!!

(:

Labels:

4 comments


geçmişimin kara lekeleri
April 2006
May 2006
June 2006
July 2006
August 2006
September 2006
October 2006
November 2006
December 2006
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
May 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
July 2008
August 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009
July 2009
September 2009
October 2009
November 2009
December 2009
January 2010
February 2010
March 2010
April 2010
May 2010
June 2010
July 2010
August 2010
September 2010
October 2010
November 2010
December 2010
January 2011
February 2011
March 2011
April 2011
May 2011
June 2011
November 2011
December 2011
January 2012
March 2012