birkaç kötü site. nihaha. ayrıca da kendi biloğumu kendim yaparım. hahayt!
fak feysbuk
tambılır
blogg.se
vkontakte.ru
stumble
okuma sitesi
formspring
imdb
ekşi sözlük
twitter
ask.fm
good reads
deviantart
triancula single listesi
profil
last.fm
eksprensip
limonyak
boş zamanlarımda kendimi sevmiyor değilim.




Thursday, November 30
SARHOŞ OLDUM
SARHOŞ OLDURULDUM 15 SATIRLIK Bİ PARAGRAFLA

Demişsin ya bi "peri" ya da "melek" gelir bulur seni,
benim meleğim sen ol hep,
hiç kaybolma bi yerlere
tamam mı (:

edit: bak gene tırnak işaretleriyle süslenmiş cümlelerimiz :p
edit 2: Aralık geliyor, lütfen hatırla "geçmiş zaman"ı (:

ÇooAk Mutlu Gibiyim Sankii, Ah Ahh (:
(tiroksini bu kez fazla mı kaçırdık sanki ? :p )

Labels:

5 comments


Tuesday, November 28

Ben burda seni bekleyen, bomboş bi deri eldiven !
(((((:

Labels:

0 comments


Monday, November 27


hey genç!

bu klibi mi arıyodun?

Labels:

7 comments


Sunday, November 26

martılar da biz de maviyi çok severiz.
biz mavi delisi el gibi'leriz.

Labels:

2 comments


Saturday, November 25
We Hope That You Choke
That You Choke...

Labels:

3 comments


Friday, November 24
Hala şoktayım, hala. Kafam çok pis karışık.
Öle böle değil.
Sırf ailevi nedenler de değil aslında.
Ne biliyim, herşey karışık şu anda.
4 sene önce nerden bilebilirdim ki hayatımın o zamanki hayatımdan çok daha başka yöneliceini...
hayır mutsuz değilim pek aslında ama çok şaşırıyorum.
düşünsenize, bir insanın hayatındaki bütün insanlar mı değişir,
o zamanlar uğrunda "tamam ulan bu benim kankam,bu arkadaşım,bu dostum,bu sevgilim,bu bokum,bu şuyum"tarzında cümleler kurduğun insanlardan bi bakmışsın kimse kalmamış,
tamam kabul ediyorum yeni insanlar elbette var ama ya ne biliyim düşünmeden edemiyorum eskideki o kızıl dudakları ve çarpık gülümseyişleri!
Harrowdown Hill'i çok seviyorum
Sıcak Çikolata-Muz ikilisine bayılıyorum
Mandalinayı ilk defa bu kadar çok yiyorum ve kendilerine derin bi saygı besliyorum
Purplehaze'le olan sohbetlerimizi çok seviyorum
Ama en çok,
"Sevinç"li olmayı istiyorum, baba!
Bilmem anlatabildim mi ?!

Labels:

7 comments


Tuesday, November 21
Çok Acıdım,
Çok Acıktım
Sevgilim
.

Labels:

7 comments


Saturday, November 18

Terli mor melodi, seyretmiş parmak uçları kesik eldivenler giyen yıldızları.
Dişlerinde öfkeyi görmüş, derisindeki öze sövmüş. Kirli ama yeni bir giysi geçirmiş dilinin üstüne.
Kan kusmayı bırakmış , dikişlere tutunmuş dili. İçinde korkuya gebe bir sesli sezgiyle...
Boyalar dökülmüş, lekeler yağlı tahtadan utanmış, yerdeki izi emmiş koca bir bebek,
o koca adamın yarattığı utançla!

Hey çocuk, kalbimde parmak izin var!


Labels:

4 comments


Friday, November 17

Siyahın Matemi Sarp'in 6 yıllık aradan sonra merakla beklenen 2.albümü sonunda çıkmak üzereymiş,
Çıkış videosu "Tek Başına" Cover'ı, fena olmamış,
hatta hoş olmuş, klibi de PowerTurk'te dönmeye başladı üstelik.
İlk izlenimin tam Purplehaze'lık olduğu :p
valla art bi niyetim yok yannış annama beni "Horoz Şekeri" :p

Labels:

5 comments


Thursday, November 16
Hahaha, bende "Alp Tipi" varmış (((:

çok güldüm ama ya.

--saol varol Ayça, adımı değiştirdim sayende :p--

Labels: ,

1 comments


Wednesday, November 15
Söylenicek Söz Yok... Gidiyorum Ben...
Seni Seviyorum Şebnem. Sesini, Bestelerini, Müzisyenliğini,Yüzünü,Kliplerini,Resimlerini... Herşeyini... Sensiz bir gün bile geçmiyor Şebo,inan bana. Her gün büyülüyor sesin kulaklarımı. Daha da fazla tapıyorum sana. Ölüyorum hatta mümkünse. Ah Ah...
Evet, Mart 2006'da çekilen "Hoşçakal" klibini izleyen şanslı azınlıktan biriyim, şansım yaver gitti ve izleyebildim klibi sonunda. Bayılmak ne kelime, resmen bi film izlemiş kadar oldum. Bu ne büyük bi kliptir ya...Aya İrini'de çekilmiş galiba, ama öyle bi atmosfer var ki of ki ne of... Şimdiye kadar nerelerdeydin Şebnem söyle bana, özellikle bu klipteki muhteşem etkileyiciliğin ve güzelliğini neden bu kadar saklıyosun herkesten? Klip hala gösterime girmedi; ve yakın bi zamana dek de girmicekmiş ne yazık ki. Dijital Sanatlar'ın yaptığı hem kıyak hem de koca bi hata. Gerçi Halimden memnunum ben, 8 Ay boyunca bekledim, kusura bakmasın kimse...
Hadi "Hoşçakal"ın...

Labels:

7 comments


Tuesday, November 14
Nasıl Zor Şimdi, Tanışmak Başka Biriyle
Yeniden Kurmak O Devrilen Cümleleri
Anlatmak Kendini, İlk Kez Anlatır Gibi
Dinlemek Herşeyi, Unutması Zor Olsun Diye
Sevdiğim Film Hangisi
En Sevdiğim Şarkı Şiir Şair Yazar Çizer Siler Bozar Zamanın Silgisi
Silse Yine İyi
Tükenmiş Bir Kalem Tadında Kalır İzi
Sen Boşversen, Boşvermez Beni Geri...
Söz-Müzik: Mete Özgencil

Labels:

2 comments


Saturday, November 11
Sanırım gece 1 gibiydi. Ufak bi çığlık dalgaları yalıyordu,kumların pürüzlülüğünde. Bi köpek görmüştüm ben. Çocuk kaçmıştı şişelerden. Kız çantasını sisli çivilere asmıştı. Çocuk yanındayken o hep mutluydu. Çocuk için de aynı şey geçerliydi. Yıllar sonra. Bambaşka iki insandı onlar. Üstelik sınırlı zamanla daha da büyülenmişlerdi karşılıklı olarak. Ben onları seyrediyordum. İkisine karşıdan bakıyodum. Hani aslında ordaydım ama ruhen İstanbul^daydım da denilebilir. O pozisyonda daha çok şaklaban olmak zorundaydım. Kafam da iyiydi hani. İki tanecik biraydı üstelik mini minnacıcık. Heralde çok gülmüş olmamın da etkisi vardı. Gülmemek olur muydu? Parkta da üstelik başımız dönmüştü yeterince.
Şişenin tehditkar sivri ucu çocuğa yönelmişti. Soru gelmeliydi. Ben hatta gitmeliydim. Kız merak etmişti. Pembe yalanlar sölediğini çocuk da biliyodu, ben de. Hatta mor'a daha bi yakındı renk. Çocuk heralde ilk defa mantıklı bişey düşünmüştü. VAZGEÇMİŞTİ. acıklıydı, evet. ama takdir etmedim mi sonra? evet ettim. Peki sonra neden gidip "naptın olm sen" dedim? bilmem ki. aşk tanrısı mıyım neyim, bana ne ise.
Gece güzeldi. acıydı hafif tadı. ben kendi halimde. çocuk saçmalığının farkında, telafi peşinde. kız kırıklar aleminde yüzmeye çoktan başlamıştı. 15 ytl ödemeden gitmiştik üstelik. Bu en çok beni güldürmüştü nedense. Şimdi yine orda olmak istemez miydim? Yine o çocukla, yine o kızla.. Evet çokk isterdim hem de. Ama "battaniye" almam gerek bu kez mutlaka, üşürüm müşürüm, allah korusun. Bi o onlar beni, bi o ısıtır 3ü1arada'sıyla.. Mutluluğuyla, acısıyla, tiroksiniyle.....

Labels:

6 comments


Thursday, November 9
...Ve Ben Bugün Ellerime Çivi Çaktırdım

Labels:

3 comments


Monday, November 6
...



zavallı egoistler çekemediler bizi
bi kenara geçip konuştular bizi
böyle oldu şimdi...



...

Labels:

2 comments


Sunday, November 5
kayboldum sanki yine, gören var mı?

Klip süpper olmuş, ellerine sağlık herkesin... Şarkıda hafif bi "Dirty Magic" kokusu var ama neyse artık olsun o kadar... (:


Labels:

6 comments


Saturday, November 4



Hayko!
Duy Sesimizi!
5.klip,

Hangimiz Masumuz'a !!



"eller aldı" da olabilir ama;
"hüzünle karışık" diyeni öldürürm...

Labels:

15 comments


Şu Fransa meselesi aldı başını gidiyo; geçen okuldan eve dönerken bi inşaatın içine Fransız Mallarına (Mal tırnak içinde) Boykot yazıldığını gördüm, destekledim. Doğru eve gittim. Sonra Tv'yi açtım. MCM. normalde hiç hoşlanmam.İnadına mıdır nedir, sevdiğim bikaç Fransız şarkıyı çaldılar. Hayret ettim. Neyse devam ettim. Olur böyle şeyler dedim. Sonra bi de arşivime bu Fransız olan herbişeye boykot meselesinden çok önce kattığım "L'Appartement" filmini izledim. "Aman allahım o ne güzelm filmmiş be, ulan adamlar işi iyi biliyor" dedim. Kalktım bi bardak su içtim. Monica Bellucci'yi daha da biçok sevdim (Korkmayın, öyle sahneleri yok bu filmde, gayet namuslu bi kadın'ı canlandırmakta kendisi bu filmde) O zamanlardaki kcoası Vincent Gassel'i de çok başarılı buldum. Sonra ikisini imdb 'de arattım, ve biçok filmde de beraber oynadıklarını farkettim. Sonra geçtim Emule'un başına. Soundtrack'ini aratıyım dedim. Sonra bikaç Fransız şarkı indirmeye başladım. Sonra bi baktım Mp3ler bölümünde "fRench Music" isimli bi konsept oluşturmuşum bile. Nası oldu anlamadım. "Neler oluyor bana" dedim sonra bi de "Nescafe" içtim, kendime geldim... (:

Labels:

0 comments


Friday, November 3
abstract nerde??

Labels:

11 comments


Wednesday, November 1
"dha haber ajansında geçen ve bugünkü hürriyet gazetesinde yer alan habere göre ; annesi tarafından cuma gecesi izmir'in menderes ilçesi'ndeki sağlık ocağına getirilen ve işkence gördüğü belirlenen 17 aylık bebek n.n.b'nin defalarca tecavüze uğradığı ortaya çıktı.adli tıp muayenesinde ,makatında oluşan çiziğin tecavüzden kaynaklandığı belirlendi. alınan sperm örneklerinin kriminal incelemesi sürüyor.minik kızın kim ya da kimlerin tecavüzüne uğradığı bu incelemeler sonucunda belirlenecek. belinde, başında, bacaklarında hatta göz kapaklarında bile aşırı morluklara rastlanan n.n.b'nin doktorları, bunların düşmeyle tanımlanamayacağını, vücuda uygulanan şiddetin kesin olduğunu belirttiler.kız çocuğuna işkence yapıldığının belirlenmesi üzerine anne ile evde kalan 3 kişi tutuklanmıştı. "



Bu haberi okuduktan sonra insanın midesinin bulanmaması için biri bi sebep sölesin, bu mudur insanlık ya! Yazıklar olsun... !

Labels:

6 comments


geçmişimin kara lekeleri
April 2006
May 2006
June 2006
July 2006
August 2006
September 2006
October 2006
November 2006
December 2006
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
May 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
July 2008
August 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009
July 2009
September 2009
October 2009
November 2009
December 2009
January 2010
February 2010
March 2010
April 2010
May 2010
June 2010
July 2010
August 2010
September 2010
October 2010
November 2010
December 2010
January 2011
February 2011
March 2011
April 2011
May 2011
June 2011
November 2011
December 2011
January 2012
March 2012