birkaç kötü site. nihaha. ayrıca da kendi biloğumu kendim yaparım. hahayt!
fak feysbuk
tambılır
blogg.se
vkontakte.ru
stumble
okuma sitesi
formspring
imdb
ekşi sözlük
twitter
ask.fm
good reads
deviantart
triancula single listesi
profil
last.fm
eksprensip
limonyak
boş zamanlarımda kendimi sevmiyor değilim.




Saturday, September 30
yokum.
uzun bi süre de olmicam.

nokta.

Labels:

8 comments


Friday, September 29





Bu resimdeki "hüznü"




bi ben mi farkediyorum?



:(

Labels:

3 comments


Thursday, September 28
dün radyo'da bi şarkı duymuştum, duyuş o duyuş, allahım nedir bu şarkı diye bi araştırdım bi araştırdım sormayın.
meğersem hatunun adı Banu şarkının adı Obsesyon'muş, şiddetle önerilir, şarkı öyle bir enerjik ki, samba samba diyesim geldi şarkıyı dinlerken;
şarkının sözleri için...
paralarımı aynı yönde dizerim
her zaman aynı restorana giderim
aynı şarkıyı 40 kere dinlerim
takıntı değil, ben böyleyim.
elimi günde 100 kere yıkarım
trafikte kimse geçemez yakarım
aynı ayakkabıdan 3 çift alırım
takıntı değil, ben böyleyim.
düdüdüdü (:
size ne ben ben ben
böyle mutluyum
sık sık sonu yok
hayattan umutluyum
çizgilere basmadan yürürüm
arkamda olanları hep görürüm
......... (burayı anlayamadım)
takıntı değil, ben böyleyim.
düdüdüdü (:
"ne normaller gördüm"
hepsi benden beter
uğraşmayın, benle yeter...
haha (:
çatlak bu insan evladı yaa , ama güzel mi güzel şarkı, ben bi şarkı yazsam aha da böyle bişey yazardım aferim , reklamını yaptım, her kim ise kendisinden bi teşekkür de bekliyorum. (:

Labels:

5 comments


Wednesday, September 27
I Will Make You Hurt...

Labels:

4 comments


Tuesday, September 26


Ne! Hashi'siz Kore Usulü Acı Soslu Makarna Mı??

Valla da olmaz, billa da.

Labels:

4 comments


Monday, September 25

iyi ki varsın be Blonde Redhead,
Aranızda hala "Falling Man"i dinlemeyen var mı? (:

Labels:

9 comments


Sunday, September 24
Yine "Kırmızı" damlıyor cümlelerden...

Labels:

2 comments


Saturday, September 23
Hayat beni unutsa da,
SEN unutma...

Labels:

7 comments


Pişman Mısın?

Labels:

8 comments


Friday, September 22


"Yaratıcı fikir" dedikleri şey bu olsa gerek.

Labels:

8 comments


Göz göze geldik. Ben utanmadım. Haklı olmama rağmen daha fazla bakmadım. Gelmeyeceğini bilerek çektim ve gittim. Hepsi bu kadar.

Labels:

7 comments


Wednesday, September 20
Sevemedim Onları, Ben Bi Türlü
Naylon Öfke, Kuru Gürültü...

Labels:

5 comments


Tuesday, September 19
Saat 02:00. Gözüme bi damla uyku yine girmedi, zaten girse şaşardım. Canım bişeyler karalamak, karaladıkça içimde yan yana dizilen o küçük harfleri ölümsüz kılma isteği arttı nedense. Aimee Mann-Save Me'yi çaldırıyorum hatta ve hatta şimdi; Magnolia'yı izleyenler bilir, ki reklamını Haziran öncesinde yapmıştım zaten bu triancula blog semalarında...
Son zamanlarda "ben ne kadar değiştim, vay be noldu bana böyle pey peyh" tarzı cümleler kurmuyorum, aferin bana, hani değişsem de artık bunun farkına varmamam gerektiğini düşünüyorum. Değişiklik evet oldu ilk gün itibariyle; alışamadım gerçi hiçbişeye, zaten alışıp sonra yine vedalaşmak istemiyorum, o yüzden hiç tanışmamak ve bir seyyah gibi dolaşmak -özellikle o "çimlere basmayınız" tabelaları arasında - çok daha mantıklı geliyor bana.
Bugün ayrıca çok da güzel bi haber aldım, kahrolduğumu, "aman allahım ben şimdi napıcam?!" tepkileri verdiğimi hatırladıkça gülmem geliyor, ya da insanların "oo obez, hayırlı olsun"demeleri komiğime gidiyor (: napalım herkesin yolu açık, bikaç insanın kapalı olsun diyelim sitemkar bi vurguyla...
La La La...
Bu kadar yeter şimdilik, mutlu, huzurlu, kalın yorganlı geceler!
19.09.06
02:11

Labels:

2 comments



İyi Ki Varsın, Luc Besson!
Biraz Siyah
Biraz Beyaz
Biraz Dram
Bolca Komedi
Biraz Özgürlük
Biraz Su
Biraz Mutluluk
Biraz Soğukluk
Hepsi Bu!

Labels:

2 comments


Sunday, September 17

Y ı l d ı z ı m g ö k t e . . .
A r t ı m s o n s u z . . .
A y ' ı m ö n ü m d e . . .
K a r d e ş l e r m u t s u z . . .


"Tanrım, bağışla onları"

Labels:

4 comments


Friday, September 15
Haklıydın; özür dilerim Kırmızı Ojeli Kız...
:(
Affedildim Mi?

Labels: ,

4 comments


13-2=9


Aferin sana!

Labels:

0 comments


Thursday, September 14
Ya, nedir bu sıfırlama merakı?
Hani yeni albümü çıkan her insanın iki lafından biridir ya şu meşhur "bu sefer başka bi ben" , "herşeye sil baştan" "sıfırladım herşeyi"cümleleri...

vay be! ne kolay cümle kurmak.

asıl sıfırlamamız gereken, bu sıfırlama merakı, isteği ,şevki...

biri buna dur desin artık!

Labels:

4 comments


Wednesday, September 13
...
Onlar tükettiler,
Tükendi çoğul mutlulukları.
Tekil olan bizdik,
Sokakları tekin, ruhları tekil
...
Acıtıyor mu tutkun gövdeni?

Labels:

5 comments


Monday, September 11
9 KIRMIZI
1 PEMBE TIRNAK
Ve SeN (:
Doğum Gününü yanlış hesaplayan cadıların cadısı sen (:
İyi Ki Varsın;
İyi Ki Varım,
İyi Ki Varız !
(:

Labels:

5 comments




"...ve bir sabah paltonu giy
at kendini sokaklara
kalbin seni aşka götürür
insan bazen lafta iyidir
hep yalnız, hep yalnız...
çok yanlış çok tatsız
bugün kötü günümdeyim
şımartılıp sevilmedim
daha beter sersemledim
şöyle böyleyim
biraz daha kalsan da bir
hemen basıp gitsen de bir
kalbim senin emrindedir
aşk böyledir
bu aşk benim bedenime göre değil
biraz küçük ya biraz değil
hayat zaten çok ahlaksız
ister hakla ister eğil . . . "
özledim bunalımlı halini, halimi, halimizi
sabahın köründe ıslak sinsiliğimizi, bizi...
'98'i...

Labels:

10 comments


Sunday, September 10
Çocuksu gözlerimde, maviye bulanmış ruhları gördüm
Dün koşup yorulmuştum soğukta.
Bugünse kırmızıya bulanmış tutkuma geri döndüm

***

Islanalım mı caddenin titrekliğinde?

***

ben?

orda seni bekliyor olucam.
gel sen de.
"vur"ulalım mutlu gözüken masalların, acı gerçeğinde...

Labels:

0 comments


Friday, September 8

herkes bilsin istedim, nasıl sevdim ben.
herkes duysun istedim, neye direndim ben.
neler gördü gözlerim, neler duydum dinledim.
aşk böyleyse sevmeyin, sevmeyin beni...
zaman dursun istedim, bugün pes ettim ben.
herkes sussun istedim, masal olayım ben.
neler gördü gözlerim, neler duydum dinledim.
aşk böyleyse sevmeyin, sevmeyin beni...

Labels:

2 comments


Almanya : 13 San Marino : 0

hocam naptınız ya ?? (:

Labels:

2 comments


Wednesday, September 6

geceler uzun,
geceler boyu
ben yorgun, sen güzelsin.

Labels:

2 comments



Kan kırmızısı ojelerini de sürmüş,
Geçmiş karşıma selam veriyor...
Seni ne yapmalı, bilmem ki! (:

Labels: ,

2 comments


Monday, September 4
Zil çalmıştı. Gözleriyle havayı süzen çocuk bu kez habersiz yakalanmıştı battaniyesine. Yavaşça merdivenlerden inerken bi an kendini düşündü. Onu düşündü. Neydi bu kadar sıradışı ve gizemli olan. Ya da zaman denilen kavram neden onları hiç sevmemişti?
Adımlar hızlandı, tempo giderek arttı, bilinmeyen adrese doğru mülteci tırmanışlar gerçekleşti. Çocuğun en sevdiği şarkısı çalıyordu uzakta bi yerde. Ama ses sanki bacaklarından yukarıya doğru yükseliyordu. Kapıları kapattı, insanlarla konuştu, adresteki gizli şifre çözülmüştü artık. Geriye kalan tek şey, kendini belli etmemekti...
Sokağın başından gelen çığlıklar, yerini tanınmayan donuk ifadelere bırakmıştı. Kimdi onlar? Geride bantlarla uzak sandalyelere yapıştırılmış bir kız vardı, çocuk onu bulmalıydı. Gün bugündü, ama o yoktu. Olmaması gereken "masallar, çirkinler, iyiler, melekler, şeytanlar, şehirler" Hepsi sırayla çocuğu karşılamışlardı, peki ya güzel kız? Kimleydi?
Çocuk ürkmüştü, geriye doğru bir adım atıp önündeki kızıl kalabalığa sırtını döndü. Mum yakmadı, aydınlatmadı zorla siyahlaştırılan maskeleri. Önce vazgeçmek istedi çocuk, zaman tükenmişti, bişeyler olmalıydı, iyi ya da kötü... Ani bişeyler, çocuğun hayal edemeyeceği kadar ani ve masalsı...
Parmaklarıyla gökyüzünü avuçlayan çocuk; şimdi yazılara döktü esrarını. Artık bacaklarını hissetmiyordu, şarkı çoktan kesilmişti; bu yeni çalan ritm gerilimli bi senfoni olmalıydı; oldum olası sevmezdi zaten hiçbirini...
Maske takmak istediği son saniyelerde, vazgeçmemesi gereken son kişinin kendisi olduğunu hatırlayan çocuk yine uzun uzun insanlara bakmayı denedi... Onu görmeliydi; o ordaydı ve herşey oldukça yalındı... Karmaşık olan tek şey; maskelerin ardındaki meleği bulmaktı, İşte tam o anda bi yüz gördü; yıllardır bakmaya korktuğu, çocuğun aklını başından alan o bebeksi ifadeyi tanıdı çocuk, o heyecanı; uzun saçları, güzel bakışları ve hep insanın içini ısıtan sıcaklığıyla tam karşısındaydı artık... Çocuk bir an geçmişiyle dans ettikten sonra yeniden "şimdi"ye döndü... Bu bir rüyaydı, rüyalar bir anlıktı, ama bu an ölümsüz olmalıydı; çocuk için "çok"ların masalıydı...
Düşlerini gözlerinin önünden kaldıramayan çocuğun geçmişindeki uçak, rötar yapmıştı, az kalsın herşey mutsuz sonla bitecekti... Derken son anda yine güzel kız karşısına çıkmıştı, üstelik bu kez o da görmüştü somurtkan çocuğu... Gülmeliydi çocuk, herşey güzeldi, herşey ve herkes bu kadar büyük ve soğukken, o sımsıcak ve küçük olmalıydı, bir gün nasıl olsa o da büyüyecekti... Daha çok erkendi olgun olduğunu göstermek için...
*******
Tatlı kelimeler, güzel insanlar, iyi yürekler, sıcak dudaklar ve kısa bir veda... İşte bu da bitmişti...
Herşey güzel olmalıydı.
Gülümsemeyi beceremeyen çocuk hemen sevincini kalbine gömdü, yürümeye devam etti, kalbinden taşan mutluluk damlalarıyla ıslattığı caddelere bakıp bakıp güldü... Dünya bazen gerçekten güzeldi...

Labels:

4 comments



Hayko! Olum naptın saçlara (:
Gerçi gene bi enfes olmuş ama ; gitti caanım boyalı sarılığın ya...

Bu hali de hoş aslında; lacivertler, siyahlar oh oh (:

ilahi hayko; sen adamı cidden öldürürsün , beklerim senden...

Labels: ,

7 comments


Sunday, September 3
tesadüflere inanır mısınız??
ben inanıyorum,
çünkü inandıran "biri" var.

Labels:

4 comments


Saturday, September 2
Hoşgeldin yağmur...

Labels:

2 comments


geçmişimin kara lekeleri
April 2006
May 2006
June 2006
July 2006
August 2006
September 2006
October 2006
November 2006
December 2006
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
May 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
July 2008
August 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009
July 2009
September 2009
October 2009
November 2009
December 2009
January 2010
February 2010
March 2010
April 2010
May 2010
June 2010
July 2010
August 2010
September 2010
October 2010
November 2010
December 2010
January 2011
February 2011
March 2011
April 2011
May 2011
June 2011
November 2011
December 2011
January 2012
March 2012