birkaç kötü site. nihaha. ayrıca da kendi biloğumu kendim yaparım. hahayt!
fak feysbuk
tambılır
blogg.se
vkontakte.ru
stumble
okuma sitesi
formspring
imdb
ekşi sözlük
twitter
ask.fm
good reads
deviantart
triancula single listesi
profil
last.fm
eksprensip
limonyak
boş zamanlarımda kendimi sevmiyor değilim.




Sunday, April 30

"...Bir kedi vardı bir zamanlar… çok kötü günler geçiriyordu ve o günlerin birinde ona “süpermen” gibi yetişen biri, aslında gülmenin o kadar da zor olmadığını söyledi: “gülmek aslıdna zor değil kahkaha atmanı kimse beklemez; dudaklarını oynat yeter.. herkes sıradan bir durumda güler.. ama düşünsene.. en absürd yerde.. en gülünmeyecek yerde gülebilmek.. sinirden değil.. piskopat olmakla da alakası yok.. neden biliyo musun.. çünkü o "kötü" diye adlnadırılan şey muıtlaka insana bişey kaıtyo.. işte bunu ancak gelecekte öğrenebiliyoruz.. ama o an geleceği o anda yaşayıp gülümseyebilmek zor bir iş.. ama başarırsan da seni olgunlaştırabilececek derecede "okyanus" dibinde saklı bir mücevher gibi.. ya da devamlı tatmak istediğin garip bir tat.. hem acı veren hem de mutlu edebilen.. işte tüm mesele bu... sen yine de gül.. şu an çünkü mutusuzsun belki ama sıradan bi mutsuzluk değil bu.. ardında farkında olmadan bize güzel şeyler katacak olan gizi bir tat.. hem tatlı.. hem sert...” bu sözleriyle o kediyi mutlu etmeyi başarabilmişti.. onun için adeta bir “joker”di o “süpermen”.. en kötü anlarında bile sürekli o kedinin yanında olmaya çalışıyordu, onu mutlu etmek istiyordu..o gecelerin beyaz atlı prensiydi ona sürekli “süprizzz”ler yapıyordu.. bütün hayatı spiderman den ibaret olan efe gibi onlarda sürekli süprizlerle uğraşıyorlardı.. bu kedinin adı “battanie”ydi jokerinin adı da çaydanlık.. bu battanie aynı zamanda çaydanlığın mutluluk böcüüydü.. birde muhteşem 3ü1 aradaları vardı, muhteşem bir karışımdı, M.A.T.. mutluluk… acı… ve tiroksin… her gün herşey çok güzel olacak diyerek uyanıyorlardı..bu sabahların bir anlamı olmalıydı.. günlerden bir gün battanie yine her şey çok güzel olacak diyerek uyandı, eline bir “portakal” aldı…=) sonra bu günün 30 nisan olduğunu hatırladı..=)) ve bir süpriz yapmak istedi ama aklına hiç bir şey gelmedi.. şiir yazmayı denedi ama beceremedi… resim yamayı denedi ama bunu zaten yaptığı için özel olmadığını düşündü we sonra aslında bir tek cümlenin yeterli olduğunu düşündü kısa ve net bir cümle.. çaydanlık iyiki varsın… hayatıma kattığın güzellikler ve “can”lılık için sana ne kadar teşekkür etsem azdır.. iyiki doğdun.=))) battaniee..."

Labels:

0 comments


Saturday, April 29
herşey güzel olacak..
herşey zaten çok güzel,
herşey çok daha güzel olacak bi gün..
bi gün güzel olacak hayat mutlaka,
bi gün hayat güzel davranıcak bize mutlaka
bi gün mutlaka olacak sen ben ve diğerleriyle..
bi gün mutlaka mutlu olucaz kendi halimizde..
"bi gün mutlaka"

ya, o "bi gün" bugünse..?

Labels:

2 comments


biri vardı..
yaşadıklarım kadar gerçek, hatıralarım kadar uzak bugünüme.. biri işte.. adını sayıklayıp uyandığım sonra hiçbişe hatırlamıdğım.. başharfini hayal meyal hatrıladıım ya da uydurmak istediim formülü açık bi yalan.. ama beyaz.. saf ve duru.. onun kolundaki "eklentiler" gibi.. bembeyaz.. k.. evet k ile başlamalıydı adı..

yanlış..
hata..
kime ne ?
bisikletle trafiği katlettiğim,
bana uzak bi gitaristin çay bardağından yudumladığım "beyaz"lık..
hayır, hayır benim engel olmaya çalıştığım bir lekeydi o..
ama,
sonuçta biri vardı..
ve o biri hala benimle,
başharfi k,
ya gerçekten öyle,
ya da öyle bi harfe ihtiyacım var sanki..

"K"aybedenlerden miyiz ?
yine mi (:

Labels:

0 comments


Thursday, April 27
bi hikaye duydum birinden..
"tamam" demiş hayat, zaman akıp giderken..
geride 3 tane parmak kalmış ruhu delik,
kalbi çamura bulanmış, yağmurda yıkanırken..


"sarılmayı isterdim çok, dokunmayı sana
gel bul beni !!"

Labels:

0 comments

















huzur desen huzur verir
bu macera uzun değil
dışarda bir oyun döner
kazanmayan küçümsenir
kusursuz insan olmuyor
gözyaşları durulmuyor
bir yerde bir ışık söner
düşünmeden uyunmuyor
dönüp dolaştım hep aynı yerlerde
neden nasıl niye, benzerim nerde
bir ben kaldıysam
düşünüp duran
bir ben kaldıysam
üzülüp duran
bir ben...

Labels:

1 comments


bir..
ilk..
tek..

o sorunun cevabını bulmaya çalışmalı mıyım?
her cevabı hemen bilinen gibi "o"nun da, büyüsü kaçar mı?
ortada "büyü" denen bişe var mı?

nokta

"heidi, mutlu ol !"-alım biras.. (:

Labels:

2 comments


geçmişimin kara lekeleri
April 2006
May 2006
June 2006
July 2006
August 2006
September 2006
October 2006
November 2006
December 2006
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
May 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
July 2008
August 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009
July 2009
September 2009
October 2009
November 2009
December 2009
January 2010
February 2010
March 2010
April 2010
May 2010
June 2010
July 2010
August 2010
September 2010
October 2010
November 2010
December 2010
January 2011
February 2011
March 2011
April 2011
May 2011
June 2011
November 2011
December 2011
January 2012
March 2012